Fason Radyo’dan herkese selamlar! Ben Stelyo. Yunanistan basınında bugün Türkiye gündemi yine pek bir yoğundu. Bir yandan savunma sanayimizin yeni “oyuncağı” komşuda derin analizlere konu olurken, diğer yandan Ankara’nın “kuşatma” söylemleri üzerine komplo teorileri havada uçuşuyor. Adana’da kütüphaneye çevrilen bir kilise üzerinden estirilen kültür fırtınasını, bu toprakların altından fışkıran ortak tarihimizi ve ne yazık ki üzücü bir asayiş haberini de es geçmemişler. Gelin, Atina’dan memleket bugün nasıl görünmüş, hep birlikte bir bakalım.
Komşunun Uykularını Kaçıran Yeni Füze: “Yıldırımhan”
Efendim, bugün Yunan basınının manşetlerinde bir “Yıldırımhan” telaşı var. Türkiye, ilk kıtalararası balistik füzesini görücüye çıkarmış. Naftemporiki ve Greek Reporter gibi gazeteler, bu füzenin “Avrupa ve Orta Doğu’nun büyük bir bölümünü menziline alacağına” dair endişe dolu (!) analizler yayınlamış. Haberi okuyunca sanırsınız ki Türkiye durup dururken “Hadi bir füze yapalım da komşuları rahatsız edelim” demiş. Hayır efendim, ne münasebet! Bizim savunma sanayimizdeki her gelişme, malumunuz, sadece ve sadece komşularımızın huzurunu kaçırmak, geceleri uykusuz bırakmak içindir. Bir ülkenin kendi savunmasını tahkim etmesi, caydırıcılık gücünü artırması gibi şeyler önemsiz teferruatlar. Zaten Aselsan’ın “Çelik Kubbe” teslimatlarını hızlandıracağı haberi de bunun tuzu biberi olmuş. Anlaşılan o ki, Ege’nin karşı kıyısında bu gece yine bol bol strateji ve endişe konuşulacak.
Kaynaklar:
Ankara’nın Sırlarla Dolu “Kuşatma” Retoriği Çözülmüş!
Günün bir diğer derin analiz konusu da Naftemporiki gazetesinden geldi. Meğer Ankara son zamanlarda “kuşatma” kelimesini sıkça kullanarak aslında doğrudan Yunanistan’ın savunma ve diplomasi politikasını hedef alıyormuş. Vah vah, yine bütün oyunumuz çözülüvermiş! Komşudaki stratejistler o kadar zeki ki, bizim aklımızdan geçenleri bizden iyi okuyorlar. Üstüne bir de Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın, Kathimerini’ye yansıyan, “Türkiye’yi AB savunma programlarına dahil edin” çağrısı var. Bu ne yaman çelişki ama! Hem “kuşatılıyoruz” diyeceksin hem de seni “kuşattığını” düşündüğün yapının bir parçası olmak isteyeceksin. Belli ki bizim diplomatlar, komşudaki meslektaşları kadar parlak bir vizyona sahip değil.
Kaynaklar:
Adana’da Kültürel “Facıa”: Kilise Kütüphane Olmuş!
Ve günün en “yürek burkan” haberi Greek Reporter’dan geliyor. Adana’daki tarihi Agios Nikolaos Kilisesi, restore edilerek halk kütüphanesine dönüştürülmüş. Ne büyük bir kültürel kıyım, değil mi? Düşünsenize, yıllardır atıl duran, çürümeye terk edilmiş bir yapı, depo olarak kullanılmak varken; içi kitaplarla, bilgiyle, gençlerle ve çocuklarla dolacak bir mekana çevrilmiş. Bu gerçekten kabul edilemez! Tarihi bir yapıyı koruyup herkesin faydalanacağı bir ilim yuvası haline getirmek de neyin nesi? Kesinlikle altında art niyet aranmalı. Bıraksaydınız da çürüyüp gitseydi, o zaman kültürel miras daha iyi korunmuş olurdu herhalde.
Kaynak: Greek Reporter
Anadolu Mozaiği: Ortak Geçmişin İzleri
Neyse ki Kathimerini’de içimizi ısıtan bir haber de vardı. Türkiye’de yapılan bir kazıda, üzerinde antik Yunanca bir kelime bulunan bir mozaik ortaya çıkarılmış. Bu topraklardan fışkıran her tarihi eser, aslında denizin iki yakasının ne kadar derin ve ortak bir geçmişe sahip olduğunun bir kanıtı. Anadolu’nun binlerce yıllık medeniyet beşiği olduğunu komşunun manşetlerinde böyle güzel haberlerle görmek de ayrı bir keyif.
Kaynak: Kathimerini
Sayın Çavuşoğlu’nun Kardeşine Geçmiş Olsun
Gündemin siyasi geriliminden uzak, insani bir habere de yer vermiş Naftemporiki. Eski Dışişleri Bakanlarımızdan Mevlüt Çavuşoğlu’nun kardeşi, iş insanı Aydın Çavuşoğlu’nun Alanya’da uğradığı silahlı saldırı sonucu durumunun kritik olduğu belirtiliyor. Siyasetin ve uluslararası ilişkilerin gerginliği bir yana, böyle üzücü olaylar hepimizi derinden etkiliyor. Kendisine acil şifalar diliyoruz. Umuyoruz ki en kısa zamanda sağlığına kavuşur.
Kaynak: Naftemporiki

