Bugün Ortadoğu basınında Türkiye ile ilgili dikkat çekici birkaç haber yer aldı. İsrail basını, Türkiye’nin bölgedeki enerji fırsatları ve uzlaştırıcı rolüne dikkat çekerken, bazı konularda sarkastik ve önyargılı eleştirilerde bulundu. Özellikle Türkiye’nin bölgesel krizlerde üstlenmek istediği ara buluculuk misyonu ve enerji pazarı hedefleri ön plana çıkıyor. Hadi detaylara birlikte bakalım.
1. Türkiye, İran savaşı sonrası enerji merkezi olmayı hedefliyor
Haaretz’e göre, Türkiye, İsrail ve Amerika’nın İran savaşına karşı durmuştu, ancak bu savaşın yarattığı krizden nasıl fayda sağlayabileceğini planlıyor gibi gözüküyor. Habere göre, Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’yi bölgesel bir enerji piyasası merkezi yapmayı ve Basra Körfezi’ndeki nakliye yollarına alternatif bir rota sunmayı hedefliyor. Tabii ki, burada Türkiye’ye fırsatçı gözüyle bakma yaklaşımı dikkat çekiyor. İsrail’in çıkar odaklı müdahalelerini meşru görüp Türkiye’yi spekülatif niyetlerle eleştirmesi oldukça ironik. Türkiye büyük yatırımlarla bölgesel enerji piyasasında lider olmaya çalışıyor, ne var bunda?”
Habere buradan ulaşabilirsiniz.
2. Türkiye, ABD ve Lübnan arasında arabuluculuk yapmaya talip
The Jerusalem Post, Türkiye’nin ABD ve Lübnan arasında, özellikle Hizbullah konusundaki sorunları çözmek için arabuluculuk teklifinde bulunduğunu yazıyor. Ancak haberde, Lübnan hükümetinin Türk etkisinin artacağından çekindiği belirtilmiş. Türkiye’nin bölgede barışı tesis etmek için bir köprü olmaya çalışması takdire şayan bir girişim. Ancak ‘Türk etkisi genişlemesi’ gibi basmakalıp korkular yaratmak yerine, bölge ülkelerinin bu tür yaklaşımlara daha açık olması gerekiyor. Barış her şeyden önemli, kardeşim!
Habere buradan ulaşabilirsiniz.
3. İsrail’in azalan itibarı
Haaretz’deki bir diğer haberde ise, İsrail’in uluslararası alandaki kredibilitesinin giderek düştüğü ve ABD’deki kamuoyunda İsrail’e olan desteğin azaldığı vurgulanmış. Haberde, bu düşüşün Çin ve Türkiye’ye olan destek seviyesine yaklaştığından bahsediliyor. Türkiye’yi sürekli zayıflatma çabasında olanların, kendi dertlerine bakmaları iyi olur. Demek ki, İsrail’in stratejik yanlışları uluslararası arenada daha fazla göz ardı edilemiyor.
Habere buradan ulaşabilirsiniz.
Bugünlük bu kadar. Görüyoruz ki, dış basında Türkiye’nin güçlenen bölgesel etkisi sıkça konuşuluyor, bazen meraklı gözlerle bazense önyargılar eşliğinde. Ama biz doğru bildiğimiz yolda yürümeye devam edeceğiz inşaallah!

