Kalimera Fason Radyo dinleyicileri ve blog takipçilerim! Ben Stelyo. Bugün yine sizler için komşunun gazete sayfalarını karıştırdım ve Ege’nin karşı kıyısında Türkiye hakkında neler konuşuluyor, bir göz attım. Gündem yine oldukça hareketli. Ayasofya’da yaşanan ve “turistik faaliyet” demek için bin şahit isteyen bir bayrak provokasyonundan, hiç eskimeyen Lozan ve Batı Trakya tartışmalarına, Ankara siyasetinin Atina’dan takibine kadar geniş bir yelpaze var önümüzde. Ama maalesef, tüm bu siyasi atışmaların gölgesinde kalan ve hepimizi üzen acı bir haber de var. Gelin, lafı daha fazla uzatmadan komşunun gündemine birlikte dalalım.
Ayasofya’da Turistik (!) Bir Bayrak Gösterisi
Komşu basınında bugün en çok ses getiren haberlerden biri, İstanbul’dan. Naftemporiki, Kathimerini ve Greek Reporter gibi birçok gazetenin aktardığına göre, iki Yunan turist Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi’nin içinde Yunan bayrağı açtıkları için gözaltına alınmış. Buraya kadar belki “taşkınlık yapan turistler” diyebilirsiniz. Ama Kathimerini’nin eklediği bir detay var ki, olayın rengini tamamen değiştiriyor: Bayrağın üzerinde “Ortodoksluk ya da Ölüm” yazıyormuş. Ne kadar barışçıl ve birleştirici bir mesaj, değil mi? Turist olarak gittiğiniz bir ibadethanede bu sloganı taşıyan bir bayrak açmak, tam bir zeytin dalı uzatma hamlesi. Anlaşılan komşularımız, Ayasofya’nın statüsünden o kadar rahatsız ki, bu tür ‘turistik’ faaliyetlerle içlerini soğutmaya çalışıyorlar. Neyse ki Türk polisi olaya “provokatif eylem” olarak el koymuş. Herhalde bir yanlış anlaşılma vardır, kesin barış mesajı vermek istemişlerdir.
Kaynak: Kathimerini, Naftemporiki, Greek Reporter
Lozan’ı Yeniden Yorumlama Sanatı
Ve tabii ki bir Yunan basını derlemesi, “Lozan” ve “Batı Trakya” kelimeleri geçmeden tamamlanmış sayılmaz. Kathimerini gazetesinin haberine göre, Yunanistan Dışişleri Bakanlığı, Türkiye’den gelen bir açıklamaya yanıt vermiş ve Batı Trakya’daki azınlığın Lozan Antlaşması’na göre “dini” bir azınlık olduğunu bir kez daha hatırlatmış. Sağ olsunlar, bizleri yine aydınlattılar. Meğer Batı Trakya’daki soydaşlarımızın kimliğini belirleyen şey, onların kendi beyanları değil, Lozan Antlaşması’nın 101 yıl önceki yorumuymuş. İnsanların kendilerini Türk hissetmesinin ne önemi var ki? Mühim olan Atina’nın antlaşmayı nasıl okuduğu. “Biz size ne olduğunuzu söyleriz, siz de o olursunuz” demenin en diplomatik yolu herhalde bu olsa gerek.
Kaynak: Kathimerini
Önce Manşet, Sonra Tekzip: Komşu Klasiği
Komşu basınının bu hızına yetişmek ne mümkün! Greek Reporter, dün “Erdoğan İsrail’e Askeri Müdahale Tehdidinde Bulundu” başlığıyla sansasyonel bir haber yayınlamıştı. Ortalık bir karıştı, “eyvah savaş mı çıkıyor” sesleri yükseldi. Bugün ise Kathimerini daha sakin bir haberle geliyor ve diyor ki: “Türkiye, Erdoğan’ın İsrail’i işgal etme tehdidinde bulunduğu iddialarının asılsız olduğunu açıkladı.” Eh, ne diyelim? Haberin doğrusundan çok, yarattığı heyecan daha önemli demek ki. Önce manşeti at, gerisini sonra düşünürsün. Klasik bir Salı günü gazeteciliği.
Kaynak: Greek Reporter, Kathimerini
BBC Ortaya Çıkardı, Atina ‘Yok Öyle Bir Şey’ Dedi
Uluslararası basının saygın kuruluşlarından BBC, Yunanistan’ın Türkiye sınırında göçmenleri yasa dışı bir şekilde geri itmek için “maskeli ve kimliği belirsiz kişileri” kullandığına dair bir haber yayınlamış. Naftemporiki ve eKathimerini, bu haberi ve Yunan makamlarının cevabını sayfalarına taşımış. Komşu ne yapmış dersiniz? Tabii ki anında reddetmiş. “İddialar tamamen asılsızdır” demişler. Zaten sınırdan hiç geri itme olmuyor, botlar asla batırılmıyor ve göçmenlere her zaman çiçeklerle hoş geldin deniliyor, değil mi? BBC de nereden çıkarıyor böyle şeyleri, şaşırıyorum doğrusu.
Kaynak: Naftemporiki, eKathimerini
Ankara Siyasetine Atina’dan Yakın Takip
Yunan basını, Türkiye’nin iç siyasetini bizden daha yakından takip ediyor desek abartmış olmayız. Naftemporiki gazetesi, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş hakkında “belediye araçlarını seçim mitinginde kullandığı” iddiasıyla yeni bir soruşturma başlatıldığını haberleştirmiş. Kendi belediye başkanlarıyla ilgili bu kadar detaylı haber yapıyorlar mı, gerçekten merak konusu. Anlaşılan o ki, Türkiye’de muhalefete yönelik her adımı “demokrasiye darbe” olarak yorumlamak için pusuda bekliyorlar.
Kaynak: Naftemporiki
Güneydoğu’dan Gelen Acı Haber
Ve gelelim günün en acı haberine. eKathimerini’nin geçtiği habere göre, maalesef Türkiye’nin güneydoğusundaki bir lisede eski bir öğrenci tarafından düzenlenen silahlı saldırıda en az 16 kişi yaralanmış. Saldırgan daha sonra kendi hayatına son vermiş. Bu tür haberleri okurken siyasetin, sınırların, atışmaların hiçbir anlamı kalmıyor; kelimeler boğazımıza düğümleniyor. Gençlerin, okulların böyle bir şiddetle anılması çok üzücü. Tek dileğimiz, yaralıların bir an önce sağlıklarına kavuşması ve bu acıların bir daha asla yaşanmaması. Bu tür trajedilerde acı ortaktır.
Kaynak: eKathimerini

