Fason Radyo’dan hepinize merhaba, ben Stelyo. Bugün komşu Yunanistan’ın gazetelerine şöyle bir göz attığımızda, gündemin yine bir hayli hareketli olduğunu görüyoruz. Bir yanda İsrail ile Türkiye arasında tansiyonu yükselten ve komşu basınının da hararetle yer verdiği söz düellosu var. Diğer yanda ise Türkiye’nin uluslararası bir konferansta attığı, komşularımızı pek bir şaşırtan (!) bir adım gündemde. Ve tabii ki, tüm bunların ortasında, Türkiye’nin de yakından izlediği, bölgenin kaderini etkileyebilecek kritik ABD-İran görüşmeleri… Her zamanki gibi, bazı haberler tanıdık melodiler içeriyor, bazıları ise bölgedeki büyük resmi gösteriyor. Gelin, lafı uzatmadan başlayalım.
Netanyahu ve Erdoğan Arasında Söz Düellosu: “Kürtleri Katlediyor” İddiası Yine Sahnede
Naftemporiki gazetesinin manşetlerinden biri, İsrail Başbakanı Netanyahu ile Cumhurbaşkanı Erdoğan arasındaki son atışmaya ayrılmış. Habere göre Netanyahu, Erdoğan’ı “İran’a yardım etmekle ve Kürtleri katletmekle” suçlamış. Türkiye’den gelen yanıt ise gecikmemiş ve Netanyahu’nun “bölgeyi kaosa sürükleyen bir suçlu” olduğu belirtilmiş. Ah, şu meşhur “Kürt kartı”. Ne zaman iki ülke arasında tansiyon yükselse, sanki birileri hemen bu kartı masaya koymak için hazırda bekliyor. Netanyahu’nun kendi ülkesindeki politikaları ve Gazze’deki durumu düşününce, başka bir ülkeye insan hakları dersi vermeye çalışması da ayrı bir ironi tabii. Ama komşu basını bu atışmayı hararetle aktarmış, biz de onlardan öğreniyoruz. Sanki daha önce hiç duymadığımız, yepyeni bir suçlama gibi, öyle değil mi?
Kaynak: Naftemporiki
Türkiye, İklim Değişikliği Konferansında “Kıbrıs Cumhuriyeti”ni İstemedi!
Şimdi sıkı durun, çünkü bu haber şok edici! Türkiye, tanımadığı bir yönetimi, başkanlığını yaptığı bir konferansa davet etmemiş. İnanılır gibi değil! Komşunun gazetesi Naftemporiki’ye göre bu büyük bir olay. Türkiye’nin, başkanlığını yürüttüğü BM İklim Değişikliği Konferansı (COP31) çalışmalarına “Kıbrıs Cumhuriyeti”nin katılımını engellediği yazıyor. Herhalde Türkiye’nin, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’ni sırf iklim değişikliği hatırına o günlüğüne tanıyıvereceğini falan düşündüler. Ne de olsa küresel ısınma, yarım asırlık milli davalardan daha önemli olmalı, değil mi? Türkiye’nin bu “uzlaşmaz” tavrı, belli ki komşuda yine büyük bir şaşkınlıkla karşılanmış.
Kaynak: Naftemporiki
Bölgesel Gündem: ABD-İran Müzakerelerinde Türkiye’nin Gözlemci Rolü
Neyse ki komşu basınında sadece gerilim ve “şaşkınlık” yok. Ta Nea gazetesi, bölgedeki çok daha büyük bir gelişmeyi, ABD ve İran arasında Pakistan’da başlayan doğrudan müzakereleri detaylıca ele almış. Altı haftadır süren ve küresel ekonomiyi sarsan savaşın sona erdirilmesi hedeflenen bu görüşmeler, bölgenin geleceği için kritik öneme sahip. Peki, bu haberde Türkiye nerede diye soracak olursanız, Ta Nea gazetesi önemli bir detayı atlamamış. Habere göre, Pakistan bu süreci yürütürken Mısır, Çin ve Türkiye gibi ülkelerle yakın koordinasyon halinde ve bu ülkeler süreci yakından takip ediyor. Yani, komşu basını da Türkiye’nin bölgedeki kilit rolünü ve olayları yakından izleyen bir aktör olduğunu teslim ediyor. Bu defa bir gerginlik olmadan, sadece bir durum tespiti olarak…
Kaynak: Ta Nea
Bugünlük komşudan yansıyanlar bu şekildeydi. Gördüğünüz gibi, bir yanda değişmeyen, bildik nakaratlar, diğer yanda ise Türkiye’nin de içinde olduğu büyük diplomatik satranç hamleleri var. Yarın yeni haberlerle yine burada olacağım. Şimdilik hoşça kalın, ben Stelyo.

