Fason Radyo’dan herkese selamlar! Ben Stelyo. Bugün komşu Yunanistan’ın basınında yine Türkiye rüzgarları esiyordu. Gündem adeta bir salata kasesi gibi; içinde biraz tarih, bolca ‘provokasyon’, bir tutam spor ve ne yazık ki yürek burkan bir trajedi var. Yunan İstihbaratı’nın Soğuk Savaş dönemine ait gizli belgeleri açmasından, AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik’in Kıbrıs açıklamalarına, Ege’de yaşanan feci göçmen faciasından, 24 yıl sonra gelen Dünya Kupası sevincimize kadar her telden çalan bir gün oldu. Gelin, bakalım denizin karşı kıyısından biz bugün nasıl görünmüşüz.
Yunan İstihbaratı Soğuk Savaş Arşivlerini Açtı: Bakalım İçinden Ne ‘İnciler’ Çıkacak?
Yunan Ulusal İstihbarat Teşkilatı (EYP), Soğuk Savaş dönemine ait, 1953-1959 yıllarını kapsayan yaklaşık 2000 sayfalık gizli belgeyi kamuoyuyla paylaşmış. Bu belgelerin “komünist tehlike” dönemini aydınlatacağı ve içinde Türkiye, Balkanlar ve Orta Doğu’ya dair analizler barındırdığı söyleniyor. Haberde, bunun ikinci büyük arşiv açma operasyonu olduğu, ilkinin ise Kasım 2024’te “Kıbrıs’ın Türk işgalinin” 50. yılı vesilesiyle yapıldığı hatırlatılıyor. Ah, evet, o meşhur “işgal”… Hani Türkiye’nin sırf keyfi için Barış Harekatı’nı düzenlediği, adadaki Türklere herkesin çiçek uzattığı, hiç sorunları olmadığı o barış ve huzur dolu dönem. Eminim bu yeni açılan 2000 sayfalık belgede de Türkiye’nin o yıllardaki “karanlık emellerine” dair çok “objektif” ve “tarafsız” bilgiler bulacağız. Merakla hangi “tarihi gerçeklerle” aydınlanacağımızı bekliyoruz.
Kaynaklar:
Ömer Çelik’ten ‘Provokatif’ Açıklamalar: Komşuda Yine Alarmlar Çalıyor
Günün “provokasyon” kotasını ise AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik doldurmuş. Çelik, Türk F-16’larının tüm Kıbrıs’ın güvenliğini sağladığını ve Türkiye’nin adanın tamamının garantörü olduğunu söylemiş. Komşu basını bu sözleri anında “Yeni provokatif açıklamalar” manşetiyle vermiş. Haklılar tabii, ne kadar cüretkar bir tavır! Türkiye’nin, uluslararası anlaşmalarla sabit bir garantör ülke olarak, adanın tamamının güvenliğinde bir rolü olduğunu ima etmesi nasıl kabul edilebilir? Belli ki adadaki tek güvenlik ihtiyacı, bizzat Türkiye’den korunmak. Başka ne olabilir ki? Bu F-16’lar kesin barış güvercinlerini korkutmak için oradalar, başka bir açıklaması olamaz.
Kaynaklar:
Ege’nin Suları Yine Yasa Büründü: Bodrum Açıklarında Can Pazarı
Ve günün en acı haberi… Bodrum açıklarında içinde Afgan göçmenlerin bulunduğu bir teknenin batması sonucu, aralarında bir bebeğin de olduğu en az 19 kişi hayatını kaybetmiş. Bu, siyasetin, “provokasyonların”, F-16’ların, gizli belgelerin bir anda tüm anlamını yitirdiği bir an. Umuda yolculuk eden insanlar için Ege’nin suları bir kez daha mezar oldu. Bu trajedinin komşu basınında da insani boyutuyla, hak ettiği ciddiyetle yer bulması, aslında hepimizin ortak acısı olduğunu gösteriyor. İşte bu anlarda, denizin iki yakasındaki insanların birbirlerine ne kadar sıkı bağlı olduklarını hep söylemiyor muyuz? Bu acı olay, hepimizin yüreğini yakan ortak bir yaradır. Hayatını kaybedenlere rahmet diliyoruz.
Kaynaklar:
24 Yıllık Hasret Bitti: Dünya Kupası’ndayız!
Neyse ki tüm bu kasvetli gündemin arasında yüzümüzü bir anlığına güldüren bir haber de var. A Milli Futbol Takımımız, tam 24 yıllık bir aranın ardından Kosova’yı yenerek Dünya Kupası’na katılma hakkı kazanmış. Komşunun İngilizce yayın yapan gazetesi ekathimerini de bu haberi atlamamış ve Türkiye’nin 2002’deki yarı final başarısından beri süren hasretinin sona erdiğini okurlarına duyurmuş. Demek ki bazen siyasi gerilimlerden sıyrılıp sadece yeşil sahadaki başarının konuşulduğu anlar da oluyormuş. Darısı daha sık yaşanmasına diyelim.
Kaynak:

