Kalimera Fason Radyo dinleyicileri ve blogumun sadık okurları! Ben Stelyo, yine sizlerle Ege’nin karşı yakasındaki basın turumuzla birlikteyim. Bugün menümüz oldukça zengin. Başbakan Miçotakis’in Brüksel’den Türkiye’ye gönderdiği “dostane” mesajlar, adaların silahlandırılması konusundaki bitmeyen “retorik” ve Avrupa’dan gelen o meşhur “ya bizdensin ya onlardan” tarzı nazik davetler var. Arada biraz da futbol konuşup UEFA sıralamasındaki tatlı rekabetimize göz atacağız. Hazırsanız, komşunun gündemine dalalım.
Miçotakis Brüksel’den Sesleniyor: “Savunmamızı Kimseyle Müzakere Etmeyiz”
Başbakan Kiryakos Miçotakis, Brüksel’deki zirve sonrası yine Türkiye’ye yönelik mesajlar vermeyi ihmal etmemiş. Suudi Arabistan’daki Patriot bataryalarının “tamamen savunma amaçlı” olduğunu ve enerji altyapısını koruduğunu belirtmiş. Türkiye’nin bu konudaki ve özellikle Kerpe (Karpathos) adasına yerleştirilen Patriotlar hakkındaki tepkilerine ise net bir cevap vermiş: “Yunanistan, savunma güçlerinin düzenini kimseyle müzakere etmez.” Miçotakis’e göre Türkiye’nin iddiaları “hukuken temelsiz ve zamansız” imiş.
Tabii Yunan basını da bu konuyu hemen sahiplenmiş. Kathimerini ve Naftemporiki gazeteleri, Milliyet’in haberine dayanarak Türkiye’nin Kerpe’deki Patriotlar için NATO, ABD ve AB’ye mektup gönderdiğini yazıyor. Haberin sunuluş şekli ise şahane: Türkiye “rahatsız olmuş” ve “adaların silahsızlandırılması retoriğini” yeniden gündeme getirmiş. Evet, yanlış duymadınız, uluslararası anlaşmalara dayanan bir statü, komşunun basınında sadece bir “retorik” olarak yer buluyor. Anlaşmalar sadece işimize geldiğinde bağlayıcıdır, değil mi? Miçotakis’in Türkiye’nin endişelerini “zamansız” bulması da cabası. Burnunuzun dibindeki bir adaya füze savunma sistemi kurmak son derece normal ve zamanlı bir hareket, ama buna itiraz etmek “zamansız” oluyor. Komşuluk hukuku dedikleri bu olsa gerek.
Kaynaklar:
“Provokasyon” Tanımında Anlaşamıyoruz Galiba
Naftemporiki gazetesinde bir başka ilginç haber daha var. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yayman’ın, adaların silahlandırılmasına yönelik sözleri “provokasyon” olarak nitelendirilmiş. Yayman, “Eğer adaları Türkiye’ye karşı silahlandırıyorsanız, bu silahlar yeterli değil” demiş. Şimdi duralım ve düşünelim. Uluslararası anlaşmalara aykırı olarak, statüsü belli olan adaları ağır silahlarla donatmak değil de, bu duruma tepki gösteren bir siyasetçinin sözleri “provokasyon” oluyor. Anlaşılan Atina’da “provokasyon” kelimesinin sözlük anlamı biraz daha farklı yorumlanıyor. Belki de bir sonraki ziyarette yanımızda Türk Dil Kurumu sözlüğü götürmek iyi bir fikir olabilir.
Kaynak: Naftemporiki
Avrupa’dan Nazik Bir Davet: “Tarafını Seç Türkiye!”
Günün en net mesajı ise Avrupa Komisyonu Başkan Yardımcısı Margaritis Schinas’tan geldi. Naftemporiki’nin aktardığına göre Schinas, Türkiye’ye diplomatik nezaketin doruklarında bir seçenek sunmuş: “Ya Hamas’la birliktesiniz ya da bizimle. Türkiye seçmeli.” Ne kadar zarif bir yaklaşım, değil mi? Bölgesel dengeler, arabuluculuk çabaları, farklı dış politika yaklaşımları… Bunların hepsi gereksiz teferruatlar. Dünya siyah ve beyazdan ibaret. Neyse ki Avrupalı dostlarımız, bu karmaşık jeopolitikayı bizim için böyle basitleştiriyorlar. Bu netlik için kendilerine teşekkür borçluyuz!
Kaynak: Naftemporiki
Gündemden Kısa Kısa
Naftemporiki gazetesi, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasının üzerinden bir yıl geçtiğini de haberleştirmiş. Haberde, bu olayın Türkiye siyaset sahnesini derinden etkilediği belirtiliyor. Bu tür iç siyasi gelişmelerin komşu basınında da yakından takip edildiğini görüyoruz.
Kaynak: Naftemporiki
Yeşil Sahalarda Tatlı Rekabet
Siyasetin gergin havasından biraz uzaklaşalım. Ta Nea gazetesi, UEFA ülke sıralamasına geniş yer ayırmış. Komşumuz Yunanistan, temsilcileri AEK’in Avrupa’da yola devam etmesiyle 10. sıradaki Çekya’yı yakalama umutlarını koruyor. Listede Türkiye’mizin 9. sırada yer aldığını da belirtmişler. Bu tatlı rekabeti izlemek keyifli. Konferans Ligi’nde ise temsilcilerimizden Samsunspor, İspanyol Rayo Vallecano’ya 1-0 yenilerek Avrupa’ya veda etmiş. Komşunun takımı AEK ise ilk maçı 4-0 kazandığı Slovenya’nın Celje takımına evinde 2-0 yenilmesine rağmen tur atlamayı başarmış ve çeyrek finalde Samsunspor’u eleyen Rayo Vallecano ile eşleşmiş. Futbolda da yollarımız bir şekilde kesişiyor.
Kaynaklar:
Evet sevgili okurlar, komşudan bildirdiklerimiz bugünlük bu kadar. Görünen o ki, Ege’nin iki yakasında sular durulmuyor, söylemler de pek değişmiyor. Yarın yeni haberlerle tekrar buluşmak dileğiyle, sağlıcakla kalın!

