Herkese Fason Radyo’dan selamlar! Ben Stelyo, Ege’nin karşı kıyısındaki yankılarla yine karşınızdayım. Bugün komşu basınının menüsü oldukça zengin. Bir yanda klasikleşmiş “kışkırtıcı Türkiye” söylemleri var, diğer yanda ise Yunanistan’ın kendi Türkiye stratejisini sorguladığı ilginç bir yazı göze çarpıyor. Tabii bir de bizim iç meselelerimizin, özellikle de adalet sistemimizin “yaratıcı” çözümlerinin komşuda nasıl yankı bulduğuna dair haberler var. Gelin, lafı daha fazla uzatmadan dalalım bakalım Yunan gazetelerinin satır aralarına.
Komşuda Gündem Yine “Kışkırtıcı” Türkiye
Güne klasiklerimizle başlıyoruz. Naftemporiki gazetesi, AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik’in açıklamalarını “kışkırtıcı” olarak nitelendirmiş. Neymiş efendim bu kışkırtıcı sözler? Çelik, Yunanistan’ın adaları silahlandırmasının ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin İsrail’le yakın iş birliğinin Doğu Akdeniz’de istikrarsızlık kaynağı olduğunu söylemiş. Vah vah! Yunanistan’ın adalara sadece barış ve sevgi tohumları ekmek için askeri unsurlar yerleştirdiğini, Rum Yönetimi’nin de İsrail’le sadece hellim ve zeytinyağı tarifleri paylaştığını unuttu herhalde. Bu gerçekler ortadayken, istikrarsızlıktan bahsetmek ne kadar da “kışkırtıcı”, değil mi ama? eKathimerini de benzer bir tonda, Ankara’nın AB’yi Kıbrıs’a donanma gemileri göndermemesi konusunda uyardığını yazmış. Belli ki bizimkiler komşunun bölgeye barış getirme çabalarını sürekli yanlış anlıyor!
Kaynak: Naftemporiki
Kaynak: eKathimerini
Adaletin Bu “Yeşil” Hali
Komşu basın, Gezi Parkı eylemlerinin simgesi haline gelen “Kırmızılı Kadın”a biber gazı sıkan polise verilen cezayı da manşetlerine taşımış. Kathimerini ve Naftemporiki, polisin 300 fidan dikmeye mahkum edildiğini yazıyor. Ne diyelim, adalet sistemimiz yine çevreci ve yaratıcı yönünü konuşturmuş. Hapis cezası da neymiş? Ülkeye 300 taze nefes kazandırmak varken… Tabii Kathimerini, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin bu cezayı “yetersiz” bulduğunu ve Türkiye’yi eleştirdiğini de eklemeyi ihmal etmemiş. AİHM, bizim bu modern ve ekolojik ceza infaz sistemimizi bir türlü anlayamıyor anlaşılan.
Kaynak: Naftemporiki
Kaynak: Kathimerini
Hakan Fidan’dan Ciddi Uyarı: Mülteci Krizi Kapıda
Naftemporiki’de yer alan bir diğer haber ise Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın açıklamalarıyla ilgili. Fidan, Ortadoğu’daki savaşın genişlemesi durumunda “kalıcı bir mülteci krizinin” ortaya çıkabileceği uyarısında bulunmuş. Bu, bölgenin ve dolayısıyla hem Türkiye’nin hem de Yunanistan’ın geleceği için son derece ciddi ve üzerinde düşünülmesi gereken bir konu. Bu tür haberlerde, siyasi çekişmelerin bir kenara bırakılıp ortak tehditlere odaklanılması gerektiğini bir kez daha anlıyoruz.
Kaynak: Naftemporiki
Komşu Kendine Soruyor: Türkiye Stratejimiz Eskidi mi?
Ve gelelim günün en ilginç haberine… Kathimerini gazetesinde, Angelos M. Syrigos’un bir kitabını merkeze alan bir analiz yayınlanmış. Başlık oldukça manidar: “Türkiye’ye karşı stratejimiz eskidi mi?” Vay canına! Komşu basını sonunda bir anlığına durup bu soruyu sormaya karar vermiş. Yazıda, Yunanistan’ın askeri yönetim sonrası dönemden bu yana izlediği Türkiye politikasının bir röntgeni çekiliyor ve günümüz için yeni bir doktrin öneriliyor. Yıllardır süregelen “Tüm sorunların kaynağı Türkiye’dir” stratejisinin artık biraz tozlandığını fark etmiş olacaklar. Bakalım bu özeleştiri, Ege’ye yeni ve daha sakin rüzgarlar getirecek mi, hep birlikte göreceğiz.
Kaynak: Kathimerini

