🇬🇷 Komşu’dan Türkiye Haberleri – 16 Mart 2026

Herkese Fason Radyo’dan selamlar! Ben Stelyo. Bugün yine sizler için komşu Yunanistan’ın gazetelerine daldım, bakalım bizimle ilgili ne dedikodular dönüyor, ne haberler yapılmış. Gündemlerinde iki ana konu dikkatimi çekti: Biri, cüzdanları ve ruhları şenlendiren turizmimiz; diğeri ise Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın Orta Doğu’daki gerilime dair yaptığı açıklamalar. Biri ekonomik, diğeri diplomatik. Hadi gelin, komşunun kaleminden bizi okuyalım.


Komşunun Gözü Turizmimizde: ‘Talep Yüksek ve İstikrarlı’

Naftemporiki gazetesi bugün turizmimize ayırmış bir köşesini. Türkiye Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı’nın (TGA) açıklamalarına yer vererek, ülkemizdeki turizm faaliyetlerinin tüm hızıyla ve normal bir şekilde devam ettiğini yazmışlar. Haberin başlığı da pek manidar: “Türkiye’ye yönelik turizm talebi istikrarlı bir şekilde yüksek.” Eh, ne diyelim? Demek ki Ege’nin masmavi suları, tarihi dokumuz ve o meşhur misafirperverliğimiz, bazı keskin siyasi manşetlerden daha yüksek sesle konuşabiliyor. Gelen dövizler de cabası tabii. Komşunun bunu haber yapması güzel, neticede turizm iki yakanın da ortak dili sayılır.

Kaynak: Naftemporiki


Türkiye Savaş İstemiyormuş, Bakın Bu Çok İlginç!

Gelelim en sevdiğim kısma. Saygın gazetelerden Kathimerini, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın Associated Press’e verdiği röportajı manşetine taşımış. Habere göre Fidan, Orta Doğu’daki savaşın “devasa bir hata” olduğunu, Türkiye’nin bu çatışmaya dahil olmak istemediğini ve taraflar arasında iletişim kanallarını açık tutmaya çalıştığını söylemiş. Bir saniye, durup tekrar okumam lazım… Türkiye… savaşa dahil olmak… istemiyor mu? Hani biz her fırsatta bölgeyi karıştıran, yayılmacı emelleri olan o malum ülkeydik? Fidan’ın bu itidal çağrısı ve arabuluculuk vurgusu, komşudaki bazı köşe yazarlarının ezberini fena halde bozmuş olmalı. Her gün “Ankara yine ne planlıyor?” diye uyananlar için şaşırtıcı bir haber olsa gerek. Demek ki neymiş, Türkiye yangına körükle gitmek yerine bazen su taşımayı da tercih edebiliyormuş. Bunu Kathimerini’nin kaleminden okumak da günün sürprizi oldu.

Kaynak: Kathimerini