🇬🇷 Komşu’dan Türkiye Haberleri – 12 Mart 2026

Kalimera Fason Radyo dinleyicileri ve blogumun sadık okurları! Ben Stelyo. Atina’dan hepinize selamlar. Bugün komşu basınının sayfalarını çevirdiğimizde yine oldukça yoğun bir gündemle karşılaşıyoruz. Kıbrıs’a gönderilen F-16’larımızın yarattığı “endişeden”, adaların silahlandırılması konusundaki bitmeyen melodiye, siber güvenlikten bölgedeki gerilimin turizme etkisine kadar birçok başlık var. Gelin, bakalım karşı kıyının kalemleri bugün bizim için neler yazmış.

Kıbrıs’taki F-16’larımız Amerikalı Dostlarımızı Rahatsız Etmiş

Efendim, malumunuz Türkiye, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin güvenliğini artırmak amacıyla bölgeye altı adet F-16 ve hava savunma sistemleri konuşlandırdı. Bu durum, hem Ta Nea hem de Naftemporiki gazetelerinde geniş yer bulmuş. Ama asıl bomba, ABD Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi’nden Demokrat Gregory Meeks’in “şiddetli tepkisi”. Meeks, Türkiye’nin bu hamlesinin Kıbrıs’ın egemenliğini baltaladığını ve bölgedeki gerilimi artırmaktan başka bir işe yaramayacağını söylemiş. Gazeteler, bu F-16’ların konuşlandığı yeri ısrarla “Kıbrıs’ın işgal altındaki toprakları” olarak tanımlıyor. E haklılar tabii, Türkiye zaten 1974’te Barış Harekatı’nı tamamen can sıkıntısından, macera olsun diye düzenlemişti. Adadaki Türklere herkes çiçek uzatıyordu, en ufak bir sorunları yoktu, değil mi? Şimdi de bu F-16’lar sırf komşuyu rahatsız etmek için orada duruyor, yoksa bir güvenlik endişesi falan söz konusu bile olamaz. Amerikalı vekil de ne güzel hatırlatmış, ABD’den alınan silahlar sadece meşru müdafaa için kullanılabilirmiş. Anlaşılan Kıbrıs Türklerinin güvenliğini sağlamak “meşru” bir sebep sayılmıyor.

Kaynak: Ta Nea

Kaynak: Naftemporiki

Yine O “Mesnetsiz” İddialar: Adaların Silahsızlandırılması

Ankara, Naftemporiki ve Kathimerini‘nin haberlerine göre, Ege adalarının silahsızlandırılması konusunu bir kez daha gündeme taşımış. Atina ise anında cevabı yapıştırmış: “Türkiye’nin iddiaları mesnetsizdir.” Yunanistan Dışişleri Bakanlığı, ülkenin savunma düzeninin “pazarlık konusu olmadığını” vurgulamış. Elbette değil. O adaları silahlandırmak, uluslararası anlaşmalara aykırı falan değil, tamamen bir meşru müdafaa hakkı. Zaten Türkiye’nin hemen burnunun dibindeki adalara o kadar silah yığılmasının başka ne açıklaması olabilir ki? Herhalde turistik cazibeyi artırmak için yapıyorlar. Ankara da durup durup bu “anlamsız” konuyu açarak ortamı geriyor. Ne güzel sessiz sedasız komşuluk yapıyorduk halbuki.

Kaynak: Naftemporiki

Kaynak: Kathimerini

Komşunun İstihbarat Raporu: Siber Savaşlar ve İşbirliği

Ta Nea gazetesinde Yunan Ulusal İstihbarat Teşkilatı’nın (EYP) yıllık raporu yayınlanmış. Raporda oldukça ilginç detaylar var. Bir yanda casusluk, siber saldırılar ve terör tehditleri… Hatta terör örgütlerinin artık online oyunlar üzerinden gençleri tuzağa düşürdüğü gibi modern tehlikelere dikkat çekiliyor. Ancak raporun bir bölümü var ki, özellikle önemli. Raporda, Türkiye’den Yunanistan’a yönelik göçmen akınında ciddi bir düşüş yaşandığı belirtiliyor. Meriç’te %6, adalarda ise tam %56’lık bir azalma söz konusu. Ve bunun sebebi olarak ne gösteriliyor dersiniz? “Türk makamlarıyla geliştirilen işbirliği.” İşte bu. Demek ki isteyince, konuşunca, anlaşınca oluyor. Her konuda gerilim yaratmak yerine böyle işbirliği haberlerini daha sık görsek ne güzel olur.

Kaynak: Ta Nea

Ortadoğu’daki Gerilim Turizmi Vuruyor

ekathimerini‘de yer alan bir haber ise hem bizi hem de komşuyu ilgilendiren ortak bir sıkıntıya parmak basıyor. İngiliz bir turizm şirketi, Ortadoğu’da artan gerilim nedeniyle kâr tahminlerini askıya almış. Sebep? Türkiye, Yunanistan, Kıbrıs ve Mısır gibi Akdeniz destinasyonlarına yönelik rezervasyonlarda keskin bir düşüş yaşanması. Maalesef bölgedeki ateş, hepimizin bacasını etkiliyor. Turizm, Ege’nin iki yakası için de can damarı. Görünen o ki bu yaz, o can damarında kan akışı biraz yavaşlayacak. Umarız bölgeye bir an önce sükunet gelir de hem biz hem de komşular rahat bir nefes alır.

Kaynak: ekathimerini

Kısa Kısa Komşu Gündemi

  • Erdoğan’ın Netanyahu Yorumu: Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın İsrail Başbakanı Netanyahu için sarf ettiği “Holokost’tan sonra İsraillilerin başına gelen en büyük felaket” sözleri, Naftemporiki‘de yer bulmuş. Sert açıklamalar karşı kıyıda da yankı uyandırıyor. (Kaynak)
  • İran-Türkiye Analizi: Yine Naftemporiki‘de “İran neden Türkiye’ye saldırmıyor?” başlıklı bir analiz yayınlanmış. Yazıda, Tahran’ın bölgedeki pek çok ülkeyi hedef alırken Türkiye’ye karşı neden daha temkinli davrandığı irdeleniyor. (Kaynak)
  • Nükleer Komşular: Greek Reporter‘da yer alan bir makaleye göre, Akdeniz ve Balkanlar’da bir “nükleer rönesans” yaşanıyor. İtalya’dan Türkiye’ye birçok ülkenin nükleer enerjiye yöneldiği, Yunanistan’ın da bu kulübe girmeyi düşündüğü belirtiliyor. (Kaynak)

Evet, Atina’dan bildireceklerim bugünlük bu kadar. Gördüğünüz gibi gündem yine dopdolu, yine bolca “biz” ve “onlar” var. Yarın yeni haberlerle, yeni yorumlarla tekrar buluşmak dileğiyle, esen kalın.