Kalimera Fason Radyo dinleyicileri! Ben Stelyo, Atina’dan herkese selamlar. Komşunun basınında bugün yine Türkiye rüzgarları esiyor. Manşetlerde Ege’de bitmek bilmeyen “ihlal” hikayeleri, Ankara’nın Kahire ile yakınlaşarak Atina’yı “üzme” çabaları ve Meriç sınırına örülen yeni duvarlar var. Gündem yoğun anlayacağınız. Ancak tüm bu siyasi atışmaların arasında, maalesef Balıkesir’den gelen acı bir haber de komşu basınının gözünden kaçmamış. Gelin, Yunanistan basınının Türkiye’ye bugün nasıl baktığına birlikte göz atalım.
Balıkesir’de Düşen F-16 Uçağımız ve Şehit Olan Pilotumuz
Güne maalesef acı bir haberle başlıyoruz. Naftemporiki gazetesi, Balıkesir yakınlarında bir F-16 savaş uçağımızın düştüğünü ve pilotumuzun şehit olduğunu duyurdu. Böyle anlarda siyaset bir kenara bırakılıyor, geriye sadece insani acı kalıyor. Şehit pilotumuza Allah’tan rahmet, kederli ailesine ve Türk Silahlı Kuvvetleri’ne başsağlığı diliyoruz. Komşu basınının bu trajik olayı yalın ve saygılı bir dille haberleştirmesi, zor zamanlarda ortak duygularda buluşabildiğimizi gösteriyor.
Kaynak: Naftemporiki
Ege’de Rutin “İhlal” Seansları Devam Ediyor
Ve şimdi de geldik her günün vazgeçilmez klasiğine… Naftemporiki’nin haberine göre bir Türk ATR-72 tipi uçağı ve bir de insansız hava aracı, Atina FIR hattında “kuralları ihlal ederek” Yunan ulusal hava sahasına girmiş. Ah, bizim bu yaramaz uçaklarımız! Belli ki Ege’nin o güzel adalarını biraz daha yakından seyretmek istemişler. Başka ne amaçları olabilir ki? Zaten Türkiye olarak bizim tek derdimiz durup dururken komşuyu rahatsız etmek, öyle değil mi? Neyse ki komşunun jetleri her zamanki gibi durumu kontrol altına almıştır da Ege semalarında huzur yeniden sağlanmıştır!
Kaynak: Naftemporiki
Ankara, Kahire’ye “Ağ Atarak” Atina’yı Zayıflatmaya Çalışıyormuş!
Naftemporiki’den bir başka çarpıcı analiz daha… Habere göre Ankara, Kahire ile ilişkilerini geliştirerek Atina’nın bölgedeki etkisini azaltmak için “ağlarını atıyormuş”. Türkiye’nin, yıllardır sorunlu olduğu Mısır ile ilişkilerini düzeltmeye çalışmasının ardında yatan tek neden bu olabilir, değil mi? Yani iki büyük ülkenin kendi çıkarları doğrultusunda diplomatik ve ekonomik bağlar kurması gibi sıradan bir durum olamaz. Her şeyin merkezinde mutlaka Atina’ya karşı gizli bir plan olmalı! Bu mantığa göre Türkiye’nin attığı her adım, Atina’ya karşı bir hamle olarak yorumlanmalı. Neyse ki komşumuzdaki stratejistler durumu anında çözmüş.
Kaynak: Naftemporiki
Sınıra Daha Fazla Duvar: İşte “İyi Komşuluk” Ruhu!
İngilizce yayın yapan Ekathimerini gazetesi, Başbakan Miçotakis’in müjdesini veriyor: Meriç nehri boyunca örülen çelik duvar, Türkiye sınırının tamamını kaplayacak şekilde uzatılacakmış. Ne kadar da barışçıl ve diyaloğa açık bir yaklaşım! Aramızdaki güveni ve dostluğu pekiştirecek ne harika bir sembol. Bu duvarlar sayesinde iki yakanın insanları birbirine daha da sıkı sıkıya bağlanacak şüphesiz. Zaten düzensiz göçle mücadele konusunda Türkiye’nin tek başına bıraktığı çabaları düşününce, bu duvarın ne kadar gerekli olduğunu (!) anlıyoruz.
Kaynak: ekathimerini
Türkiye’nin İç Meseleleri Mercek Altında
Komşu basın, Türkiye’nin iç siyasi ve toplumsal tartışmalarını da yakından izlemeye devam ediyor. Naftemporiki, Milli Eğitim Bakanlığı’nın okullarda Ramazan ayına yönelik etkinlikler düzenlenmesiyle ilgili genelgesinin Türkiye’de yarattığı tartışmaları sayfalarına taşımış. Anlaşılan o ki komşuda kendi dertleri bitmiş, bizim iç gündemimizi masaya yatırmaya başlamışlar. Bu ilgiye ne diyelim, takipte kalsınlar.
Kaynak: Naftemporiki
ABD-İran Geriliminde Türkiye’nin Arabuluculuk Rolü
Son olarak Ta Nea gazetesinin geniş yer ayırdığı bir habere bakalım. Gazete, Washington’ın Tahran’a nükleer programı konusunda “Ya vazgeçersin ya da saldırı başlar” şeklinde bir ültimatom verdiğini yazıyor. Orta Doğu’da tansiyon yine zirvede. Peki bu kritik süreçte kimler arabuluculuk için devrede? Haberde Umman, Katar ve Mısır’ın yanı sıra Türkiye’nin de taraflar arasında köprü kurmaya çalıştığı belirtiliyor. Eh, birileri savaş tamtamları çalarken, birilerinin de barış için çabalaması gerekiyor demek ki.
Kaynak: Ta Nea

