🇬🇷 Komşu’dan Türkiye Haberleri – 18 Şubat 2026

Herkese merhaba, Fason Radyo’dan Stelyo ben. Ege’nin karşı kıyısındaki matbuat bugün yine bizler için mesai yapmış. Gündem yine bildiğiniz gibi; bir yandan “Türkiye bizi ne kadar yoruyor” diye iç geçirip, diğer yandan “aman savaş çıkar mı” diye endişeleniyorlar. İsrail’in eski başbakanlarından biri çıkıp bize “Yeni İran” yaftasını yapıştırıvermiş. Ama merak etmeyin, bütün bu curcunanın içinde mesleki eğitim alanında iş birliği anlaşması gibi güzel haberler de var. Hatta vatandaşlarımız yorulduklarını söyleyen komşudan ev alıp “Golden Visa” programında ilk beşe girmiş. Gelin, bakalım bugün manşetlerde bizim için neler varmış.

Günün Statü Güncellemesi: Artık “Yeni İran”ız

İsrail’in eski Başbakanı Naftali Bennett, anlaşılan sabah kahvesini sert içmiş olacak ki, Türkiye için oldukça iddialı bir benzetmede bulunmuş: “Yeni İran”. Bennett, Netanyahu ile bir hükümet ortaklığına “hayır” derken, Türkiye’nin İsrail için bir tehdit olduğunu da eklemiş. Ne diyelim, anlaşılan dış politikadaki hareketliliğimiz birilerini fena halde rahatsız ediyor. Herhalde her sabah onlara o gün kim olacağımıza dair bir bildiri göndermemiz gerekiyor, yoksa kafaları karışıyor. Dün stratejik ortaktık, bugün “Yeni İran” olduk, bakalım yarın ne olacağız? Takipteyiz.

Kaynak: Naftemporiki

Komşuyu Çok Yormuşuz, Üzüldük

Kathimerini’de çıkan bir köşe yazısının başlığı her şeyi özetliyor: “Türkiye bizi ne kadar yoruyor”. Ah, canlarım benim! Bu yoğun diplomasi trafiği, bu sürekli gündem oluşturma halimiz onları ne kadar da bitap düşürmüş. Miçotakis ile Erdoğan’ın görüşmesinde acaba ne konuştuklarını, iki ülkenin sorunları nasıl çözeceğini düşünmek bile yazarın omuzlarına ağır bir yük bindirmiş. Keşke bu kadar yorucu bir komşu olmasaydık. Belki bir özür mahiyetinde bir sepet baklava göndermeliyiz, ne dersiniz? “Sizi yorduğumuz için kusura bakmayın” notuyla…

Kaynak: Kathimerini

Endişe Etmeli miyiz, Etmemeli miyiz? İşte Bütün Mesele Bu

Kathimerini’den bir başka kalem erbabı da “Peki neden endişelenelim?” diye soruyor. Yazıya göre 1950’lerden beri NATO üyesi olan iki ülke arasında ABD garantör olduğu için savaş çıkma ihtimali sıfırmış. Her gerginlik tırmandığında bir Amerikalı özel temsilci gelip savaşı önlüyormuş. Şimdi bu stratejinin hala geçerli olup olmadığını sorguluyorlar. Yani “acaba başımızdaki büyükler bizi tutmazsa birbirimize girer miyiz” endişesi hakim. Bu kadar iç içe geçmiş iki halkın kaderinin hep bir üçüncü gözün insafına bırakıldığını düşünmek ne kadar da rahatlatıcı, değil mi?

Kaynak: Kathimerini

Neyse ki Güzel Şeyler de Oluyor: Eğitimde İş Birliği

Tüm bu “yorulduk”, “tehditsiniz”, “savaşır mıyız” gündeminin arasında, neyse ki gözden kaçan ama aslında en değerli olan haberler de var. Yunanistan Parlamentosu, Türkiye ile mesleki eğitim alanında ikili iş birliği anlaşmasını onaylamış. İşte bu! Siyasetçilerin atıştığı, köşe yazarlarının felaket senaryoları yazdığı bir ortamda, iki ülkenin gençlerinin geleceğine yatırım yapan somut bir adım. Umarız bu anlaşmaların sayısı artar da bir gün manşetlerde sadece bunları konuşuruz.

Kaynak: Kathimerini

Erdoğan’ın Somali Hamlesi Komşu Basınında

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, İsrail’in Somaliland’ı tanımasının ne bölgeye ne de Somaliland’a bir faydası olmayacağı yönündeki açıklaması Naftemporiki gazetesinde yer bulmuş. Türkiye’nin Afrika’daki etkinliği ve küresel meselelerdeki duruşu, denizin karşı yakasından da dikkatle izlenmeye devam ediyor. Her ne kadar bizi “yorucu” bulsalar da gündemimizi takip etmekten geri duramıyorlar.

Kaynak: Naftemporiki

Vatandaşlarımız “Yorulan” Komşudan Ev Alıyor

İşte günün en ironik haberi… Greek Reporter’a göre Yunanistan’ın “Golden Visa” programına en çok başvuru yapan beş milletten biri Türkler olmuş. Yani bir yanda gazeteler “Türkiye bizi yoruyor” diye yazarken, diğer yanda Türk vatandaşları paralarını verip Yunanistan’dan mülk alarak oturum izni peşinde koşuyor. Anlaşılan o ki, sıradan insanlar siyasi gerilimlerden çok Ege’de güzel bir manzarayla ilgileniyor. Para konuşunca, siyaset susuyor galiba.

Kaynak: Greek Reporter

Anadolu’nun Unutulmuş Dili: Kapadokya Rumcası

Greek Reporter’da ayrıca Kapadokya’ya ve oradaki tarihi bir dil olan Kapadokya Rumcası’na dair nostaljik bir yazı yayınlanmış. Anadolu’nun ne kadar zengin bir kültürel ve tarihi mirasa sahip olduğunu bir kez daha hatırlatan güzel bir içerik. Bu toprakların ortak geçmişini ve çok katmanlı yapısını anlatan bu tür yazılar, siyasi atışmaların ötesinde bir bağ olduğunu hatırlatması açısından değerli.

Kaynak: Greek Reporter