🇬🇷 Komşu’dan Türkiye Haberleri – 08 Şubat 2026

Kalimera Fason Radyo dinleyicileri ve sevgili blog okurları! Ben Stelyo, Atina’dan bildirmeye devam ediyorum. Bugün komşu basınının gündemi yine bir hayli hareketli. Bir yanda, Yunanistan’ın pek sevdiği, Türkiye hükümetine muhalif bir isme, Enes Kanter Freedom’a ayrılan tam sayfa röportaj var. Diğer yanda ise önümüzdeki hafta Ankara’da gerçekleşecek olan Miçotakis-Erdoğan zirvesi öncesi “kırmızı çizgiler” ve “Türk yayılmacılığı” söylemleri manşetlerde. Ama merak etmeyin, tüm bu siyasi atışmaların gölgesinde Ege’yi feribotlarla dolduran bir milyondan fazla Türk turistin iç ısıtan haberi de var. Gelin, bugün komşu matbuatında bizim için neler karalanmış, hep birlikte bakalım.


Yunan Basınının Gözde Muhalifi Sahnede: Enes Kanter Freedom

Ta Nea gazetesi bugün, NBA oyuncusu Enes Kanter Freedom ile yapılmış uzun bir röportaja yer vermiş. Freedom, kitabının Yunanca baskısının tanıtımı için verdiği bu röportajda, Türkiye’de büyürken kendisine öğretilen “klişelerden” bahsediyor, Erdoğan hükümetini “zalim bir rejim” olarak nitelendiriyor ve bu yüzden sürgünde yaşadığını anlatıyor. Tabii, Yunanistan’a ve Yunan halkına da övgüler dizmeyi unutmuyor. Kendisine nasıl kucak açıldığını, burada ne kadar güvende hissettiğini ve Erdoğan iktidarda olduğu sürece iki ülke arasında gerçek bir dostluğun çok zor olduğunu belirtiyor.

Ne diyelim, komşumuz kendisine sığınan birine bu kadar iyi bakıyorsa ne mutlu bize. Zaten gazetenin de aradığı tam olarak bu olsa gerek. Tam duymak istedikleri şeyleri söyleyen bir profil. Röportajda Ergin Ataman için “korkunç bir insan” demesi de cabası. Anlaşılan o ki, Yunanistan’da Türkiye hakkında eleştirel bir şeyler söylemek, medyanın kapılarını sonuna kadar açıyor. Bu misafirperverlik ve ifade özgürlüğüne olan bağlılıkları gerçekten takdire şayan!

Kaynak: Ta Nea


Zirve Öncesi ‘Sakin Sulara’ Atılan Mayın: Türk Yayılmacılığı!

Miçotakis’in önümüzdeki hafta Ankara’ya yapacağı ziyaret, Yunan basınının en önemli gündem maddelerinden. Ta Nea, iki tarafın da “kırmızı çizgilerini” ve beklentilerini masaya yatırmış. Yunanistan’ın tek meselesinin “Kıta Sahanlığı ve MEB’in belirlenmesi” olduğunu ve egemenlik konularının asla masaya gelmeyeceğini bir kez daha vurguluyorlar. Türkiye tarafının ise “kazan-kazan” temelinde bir iş birliği önereceğinden bahsediliyor.

Ancak haberin en güzel kısmı, Türk Savunma Bakanlığı’nın açıklamalarının “revizyonist korolar” ve “sakin suları dinamitleyen bir hamle” olarak nitelendirilmesi. Türkiye’nin, uluslararası hukuktan doğan haklarını ve “Mavi Vatan” doktrinini hatırlatması, komşuda hemen “yayılmacılık” olarak algılanmış. E tabii, biz hiç sesimizi çıkarmamalıydık değil mi? Bütün Ege’nin tapusu kendilerindeymiş gibi davranmalarına sessiz kalmalıydık. Kendi haklarını savunmak ne zamandan beri “yayılmacı bir taç giyme” (Turkish irredentist crowns) oldu, onu da komşu basınından öğrenmiş olduk. Neyse ki liderler bu tür manşetlere rağmen diyaloğa devam etme niyetinde.

Kaynak: Ta Nea


Siyasiler Tartışadursun, Halk Ege’de Buluşuyor

İşte günün en güzel haberi! Siyasetin gergin ve diplomatik koridorlarından çıkıp Ege’nin masmavi sularına indiğimizde karşımıza çıkan manzara bu. Greek Reporter’ın haberine göre, 2025 yılında 1.1 milyondan fazla Türk turist, feribotlarla Yunan adalarını ziyaret etmiş. Bu rekor artışın sebebi olarak da artan talep, genişleyen feribot seferleri ve tabii ki kapıda vize kolaylığı gösteriliyor.

İşte, beklediğimiz komşu duyarlılığı, beklediğimiz tablo budur. Demek ki siyasi söylemler bir yana, denizin iki yakasındaki insanlar birbirini özlüyor, birbirinin adasını, mutfağını, müziğini merak ediyor. Bu bağ, her türlü siyasi gerilimin çok daha üzerinde ve çok daha gerçektir. Umalım ki bu feribotlar hiç boş kalmasın.

Kaynak: Greek Reporter


Brüksel’den Ankara’ya Temkinli Bir Açılım

Kathimerini gazetesinde yer alan kısa bir haber, Avrupa Birliği’nin Türkiye’ye yönelik tavrına ışık tutuyor. Habere göre, AB Genişleme Komiseri Marta Kos, Ankara’ya iki günlük bir ziyaret gerçekleştiriyor. Haberdeki en dikkat çekici detay ise, Kos’un geçtiğimiz yılki ziyaretini “İmamoğlu’nun hapis cezası” nedeniyle iptal ettiğinin hatırlatılması. Anlaşılan Brüksel, bir yandan diyalog kapısını aralık tutarken, diğer yandan Türkiye’nin iç siyasi gelişmelerini de yakından takip etmeye ve bunu bir mesaj aracı olarak kullanmaya devam ediyor.

Kaynak: Kathimerini


Bölgesel Gündem: Tilki ve Kirpinin Dansı

Ta Nea gazetesi, gündemini biraz da bölgemize çevirmiş ve ABD ile İran arasındaki gerilimi, filozof Isaiah Berlin’in meşhur “Tilki ve Kirpi” denemesinden yola çıkarak analiz etmiş. Uzun analizde Türkiye’nin adı sadece bir kez, Katar ile birlikte “bölgede tansiyonun düşürülmesi için diyalog ve barışçıl yollarla çözüm çağrısı yapan” ülke olarak geçiyor. En azından bu konuda komşuyla hemfikiriz: bu coğrafyanın daha fazla gerilime değil, akıl ve diyaloğa ihtiyacı var.

Kaynak: Ta Nea