🇬🇷 Komşu’dan Türkiye Haberleri – 22 Ocak 2026

Kalimera Fason Radyo dinleyicileri! Stelyo ben, Atina’dan sesleniyorum. Bugün komşu basınında yine klasikler geçidi var. Bir yanda “pozitif gündem” toplantılarıyla zeytin dalları uzatılırken, diğer yanda Dışişleri Bakanı “ama kırmızı çizgilerimizden de vazgeçmeyiz” diyor. Eski siyasetçiler “Türkiye ile illüzyonsuz konuşalım” tavsiyeleri veriyor. Ege’de her zamanki gibi “Türk uçağı hava sahamızı ihlal etti” bülteni de yerini almış. Hatta 30 yıl önceki Kardak krizini “askeri ve diplomatik gerilim filmi” olarak yeniden piyasaya sürmeye hazırlanıyorlar. Kısacası, diplomasi, spor ve biraz da tarih soslu bir menüyle yine karşınızdayız. Hadi başlayalım!

“Pozitif Gündem” Var Ama “İllüzyonlara” Gerek Yok

Yunanistan Dışişleri Bakanı Gerapetritis, Türkiye ile diyalog istediklerini ve şubat ayında Ankara’da Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi’nin toplanacağını söylemiş. Ne kadar güzel, değil mi? Ama hemen arkasından eklemiş: “Yunanistan kendi değişmez pozisyonlarından geri adım atmayacak.” Anlayacağınız, “konuşalım ama sadece benim istediğim konuları ve benim istediğim şekilde” diyorlar. Eğer Türkiye, onların tek müzakere konusu olarak gördüğü kıta sahanlığı ve MEB dışında bir konuyu gündeme getirirse, o zaman “görüş ayrılığı” oluyormuş. Eski Bakan Venizelos da katılıyor koroya, “Türkiye ile iletişim kanalları açık kalmalı ama illüzyonlara kapılmadan” diyor. Bu sonsuz güven ve iyimserlik dolu yaklaşımları gerçekten takdire şayan. Komşuluk dediğin böyle olur; her an tetikte, her an en kötüsünü bekleyerek!

Bu arada, Atina’da Dışişleri Bakan Yardımcıları düzeyinde bir “Pozitif Gündem” toplantısı yapılmış ve “olumlu bir iklimde” geçtiği belirtilmiş. Bir yanda olumlu iklim, diğer yanda “illüzyonsuz” ve “kırmızı çizgili” demeçler. Ege’nin iki yakasındaki bu diplomatik şizofreni, insanı gerçekten hayran bırakıyor.

Kaynaklar:

Günün Vazgeçilmezi: Ege’de Türk “İhlali”

Ve işte beklediğimiz haber! Bugün de şaşmadı. Naftemporiki gazetesi, “Ege’de Çarşamba günü iki Türk ihlali” başlığıyla günlük görevini yerine getirmiş. Bir Türk ATR-72 tipi deniz karakol uçağı, Kuzeydoğu Ege’de bir kural ihlali ve iki hava sahası ihlali gerçekleştirmiş. Tabii ki kahraman Yunan jetleri tarafından “tespit edilip engellenmiş.” Neyse ki yine günü kurtardılar. O sivil deniz karakol uçağının ne gibi bir tehdit oluşturduğunu aklım almıyor ama olsun, bültenlerde yerini bulması önemli. Bu haberler olmasa Yunanistan Genelkurmay Başkanlığı’nın çalıştığından şüphe edeceğiz zaten.

Kaynak: Naftemporiki

Yakında Sinemalarda: Kardak Krizi – Bir Gerilim Filmi

Hazır olun, Kathimerini gazetesi 30 yıl önceki Kardak krizinin yıldönümü vesilesiyle okurlarına özel bir ek hazırlamış. Sunuş metni harika: “Yunanistan ve Türkiye’yi savaşın eşiğine getiren askeri ve diplomatik gerilim filminin dosyasını açıyoruz.” Gerilim filmi ha? Çok etkileyici. Sanki Türkiye bir sabah uyanıp “canımız sıkıldı, gidelim şu kayalıklara bayrak dikelim” dedi. Figen Akat gemisinin karaya oturmasıyla başlayan sürecin öncesi, sonrası, o dönemki siyasi atmosfer… Bunlar teferruat tabii. Önemli olan Yunanistan’ın mağduriyeti ve Türkiye’nin saldırganlığı üzerine kurulu bir “gerilim filmi” senaryosu yazmak. Merakla bekliyoruz, bakalım bu yeni versiyonda ne gibi “özel efektler” kullanmışlar.

Kaynak: Kathimerini

Ankara’dan Suriye Mesajı

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Suriye’nin kuzeyindeki terör örgütlerine yönelik “silahlarını bırakıp dağılmaları gerektiği” yönündeki açıklaması da komşu basınında yer bulmuş. Tabii bu haberler genellikle Türkiye’nin “yayılmacı” politikalarının bir kanıtı olarak sunulur. Sınır güvenliği, terörle mücadele gibi kavramlar pek ilgi çekmez. Ne de olsa, her şey Türkiye’nin bölgede daha fazla güç kazanma arzusundan ibaret, öyle değil mi?

Kaynak: Naftemporiki

Potada Rekabet: Olympiakos, İstanbul’daki “Laneti” Kırmaya Geliyor

Biraz da spor konuşalım. EuroLeague’de Olympiakos, temsilcimiz Anadolu Efes ile İstanbul’da karşılaşacak. Olympiakos’un Fransız oyuncusu Evan Fournier, 2017’den beri Türkiye’de devam eden kötü seriyi kırma zamanının geldiğini söylemiş ve “Güneşin doğma vakti geldi” demiş. Bu şiirsel ifadeyle galibiyet için ne kadar hırslı olduklarını anlatıyor. Ancak işleri pek kolay olmayacak gibi, zira iki önemli oyuncuları, Milutinof ve Nilikina, sakatlıkları nedeniyle İstanbul’a getirilmemiş. Bakalım İstanbul deplasmanı Olympiakos için bir “güneş doğuşu” mu, yoksa bir “hüsran” mı olacak, hep birlikte göreceğiz. Temsilcimiz Efes’e başarılar!

Kaynaklar: