Bugünkü Yunan basınında öne çıkan başlıklar arasında Türkiye’nin Avrupa ile ilişkileri, güvenlik ve savunma iş birlikleri ile Kıbrıs meselesine ilişkin tartışmalar yer alıyor. Gelin, Yunan gazetelerinin değerlendirmelerine detaylıca bakalım.
Yunanistan’dan Türkiye’nin SAFE programına katılımına tepki
Yunanistan’daki Ta Nea gazetesi, PASOK ve Hareket için Değişim (KINAL) lideri Nikos Androulakis’in Avrupa Sosyalist Partisi’nin Amsterdam’daki bir toplantısı sırasında Avrupa Konseyi Başkanı Antonio Costa ile yaptığı görüşmede, Türkiye’nin SAFE programına katılımının kabul edilemez olduğunu dile getirdiğini aktarıyor. Androulakis, “Bize savaş tehdidinde bulunan, Kıbrıs’ın %37’sini yasadışı olarak işgal eden ve AB üyelerinin egemenlik haklarını sorgulayan bir ülkenin böyle bir programa dahil edilmesi düşünülebilir mi?” ifadelerini kullanmış. Kaynak
İsterseniz bir Kıbrıs tarihine bakış atalım, yaratılmış bir devlet ve işgal gören bir ada olduğu gibi bir algıyla, böyle abartılı yorumlar da bir şekilde yer buluyor kendilerine. Türkiye’nin o %37’lik bölgeyi rahatlamak için mi müdahale ettiğini düşünüyorum.
Almanya ve Türkiye’den yakın askeri iş birliği
Almanya Dışişleri Bakanı Johann David Wadefull ile Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Ankara’da savunma iş birliği üzerine görüşmeler gerçekleştirdi. Kathimerini gazetesine göre, Wadefull Türkiye’yi “güvenilir ve önemli bir NATO müttefiki” şeklinde tanımladı ve iki ülkenin savunma sanayileri arasındaki daha derin iş birliğinin faydalı olacağını iletti. Wadefull, ‘NATO’nun ortaklarından başka kimlerle iş birliği yapabiliriz?’ diyerek Türkiye’nin önemini vurguladı. Kaynak
Burada bir şaşkınlık hali hissediliyor adeta. Yunan basını, Almanya’nın Türkiye ile savunma ve NATO iş birliğinde açık pozitif yaklaşımını adeta yadırgamış görünüyor. Bunu bir dostluk dönemi olarak mı görmeliyiz yoksa sadece Avrupa’nın güvenlik ve ekonomik çıkarları doğrultusunda yapılan rasyonel bir hamle mi?
Güneydoğu Akdeniz için bölgesel iş birliği önerisi
Ekathimerini gazetesinde Yunanistan Başbakanı Kyriakos Mitsotakis’in Kıbrıs, Mısır, Türkiye ve Libya’yı içeren bir bölgesel iş birliği önerdiğine dair bir haber yer aldı. Bu girişim, ulusal parlamentoda dış politika konuşmaları sırasında gündeme getirilmiş. Mitsotakis, bu çerçevede 5×5 polimerik bir iş birliği formatı oluşturmayı önerirken, Türkiye’nin katılımına dair bir açıklama yapılmamış. Kaynak
Başka bir açıdan bakıldığında; barışçıl bir adım, ancak kim davet edildi? Türkiye kendisini kenarda mı bulacak, yoksa yine aralarda bir masaya oturtularak bitmeyen tartışmaların ortasında mı kalacak?
Türkiye’nin önemini vurgulayan açıklamalar
Ekathimerini’nin bir diğer haberinde, Türkiye’nin AB ile ilişkilerini güçlendirmesi gerektiğine dair Hakan Fidan’ın açıklamaları öne çıkıyor. Fidan’a göre bir dizi konusu çözülmesi gereken dört-beş unsur bulunuyor, ancak Türkiye ciddi ve samimi bir yaklaşım sergileyecek. AB ve Türkiye’nin uzun vadeli stratejik bir vizyonla ilerlemesi gerektiğini vurgulayan Fidan, Gümrük Birliği’nin güncellenmesine ve Schengen vizesi ile ilgili sorunlara dikkat çekiyor. Kaynak
Evet, uzun vadede Avrupa ve Türkiye iş birliği elbet faydalı olur. Ancak sahi, samimiyeti nasıl ölçebiliriz? İnsan da iş ilişkilerinin sıcaklığını ölçen bir termometre gerçekten olsaydı diye hayal etmeden edemiyor!
Son olarak, Gazzeye girip yardım etmeyi bekleyen Türk ekiplere yönelik hassasiyet gösteren bir haber gördük bugün. İşte tam anlamıyla beklediğimiz duyarlılık örneği! Denizlerin iki yakasındaki komşuluk bağlarımızı unutmayalım, değerli dinleyiciler. Kaynak

