Bugün Yunan basını Türkiye’yle ilgili pek çok farklı konuyu ele almış durumda. Depremin ikinci yıl dönümü nedeniyle Türkiye’deki halk tepkisi ve yeniden yapılanma süreci, Erdoğan ile Macron arasındaki görüşmeler ve Meteor füzeleri meselesi, Ayasofya’nın dijital ikizi derken, haberler oldukça çeşitli. Yunanistan basınındaki dostane ve sert eleştiriler arasında gidip gelirken biraz ironiyle biraz da gerçekçilikle haberleri derleyelim.
İki Yıl Sonra: Deprem Sadece Doğal Felaket mi?
Ta Nea gazetesi, 6 Şubat 2023’te yaşanan deprem felaketinin ikinci yıl dönümünü anarken, halkın öfkesinin hâlâ taze olduğunu vurgulamış. Depremde yıkılan binalar, verilen sözler ve tamamlanamayan projeler eleştiriliyor. “Bu bir deprem değildi, bu bir katliamdı” sloganlarıyla sokaklara dökülen insanlar, sorumluların yargılanmadığını iddia ederken, Hatay’dan Antakya’ya kadar birçok şehirde protestolar düzenlenmiş.
Yunan basınının duyarlılığı takdire şayan. Türkiye’de yaşanan büyük felaketlerde komşuluk ruhunu hatırladığımız gibi, işin politik boyutlarını da kaçırmamak lazım. Deprem sonrası yardım gönderenler de vardı, “Erdoğan’ı suçla, yerin altındaki fay hattını değil” diyenler de. Ama ne olursa olsun, temel mesele halkın güvenliği ve adalet arayışı.
Türkiye ve Meteor Füzeleri: Atina’nın Endişesi
Yunanistan Başbakanı Mitsotakis ve Fransa Cumhurbaşkanı Macron’un buluşması sırasında en çok konuşulan konulardan biri, Fransa’nın Türkiye’ye Meteor füzeleri satma girişimi olmuş. Atina, bu satışın Ege’deki askeri dengeleri bozabileceğinden endişeli. Fransa ise savunma sektöründe ticari bağlarını güçlendirme peşinde.
Yunan basını bu meseleyi ciddi bir ulusal güvenlik tehdidi olarak inceliyor. Türkiye’nin savunma alanındaki girişimleri özellikle Atina’nın radarında. Biliyorsunuz, Türkiye her savunma hamlesi yaptığında, Yunanistan “Güvenliğimiz tehdit altında!” kartını oynuyor. Aslında herkes silahlanıyor ama sıra Türkiye’ye gelince, konu “bölgesel istikrarı bozma” haline geliyor. Neyse ki Mitsotakis, Avrupa’nın silah sanayisini şekillendirecek bir stratejik deha olarak devrede!
Ayasofya’nın Dijital İkizi
Greek Reporter, Türkiye’nin Ayasofya’nın dijital bir kopyasını oluşturduğunu duyurdu. Bu çalışma, herhangi bir doğal afet veya yangın durumunda yapının tekrar inşa edilebilmesi için gerçekleştirilmiş.
Burası önemli. Çünkü Ayasofya, hem Türkiye’nin kültürel mirası hem de dünya tarihinin en önemli yapılarından biri olarak büyük değer taşıyor. Ama işte, bazı kesimlere göre Ayasofya’nın kaderi bilgisayarlara emanet edilse de asıl önemli olan, onun hangi statüde olduğu. Dijital ortamda mı cami, müze mi, yoksa UNESCO gözetiminde bir eser mi? İşin bu tarafı Yunan basınında nedense pek ele alınmıyor.

