Kalimera Fason Radyo dinleyicileri ve blogumun sadık okurları! Ben Stelyo, yine komşu basınının Türkiye ile ilgili incilerini derlemek üzere karşınızdayım. Bugünün menüsü oldukça zengin. Bir yanda ABD Büyükelçisi’nin ağzından damlayan F-35 ve S-400 balları var, Atina’da tansiyonu yükselten cinsten. Diğer yanda ise o hiç bitmeyen Ege ve Doğu Akdeniz atışmaları, BM’ye yazılan şikayet mektupları ve onlara verilen cevaplar… Elbette o meşhur “işgal” kelimesini kullanmadan bir Kıbrıs haberi geçmek olmazdı, o da görev bilinciyle yerini almış. Ama araya sıkışmış, Türkiye’nin sosyal yaralarına parmak basan ciddi analizler ve ortak kültürel mirasımıza dair içimizi ısıtan haberler de yok değil. Hadi, bakalım komşu bugün bizim için neler karalamış.
Büyükelçinin F-35 Vaatleri ve Mykonos Esprisi Atina’yı Sarstı
Günün en çok konuşulan konusu şüphesiz ABD’nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack’ın Antalya Diplomasi Forumu’ndaki açıklamaları oldu. Komşu basın, büyükelçinin sözlerini adeta cımbızla çekip manşetlerine taşımış. Barrack, Türkiye ile ABD arasındaki S-400 sorununun “yakında” çözüleceğine inandığını ve Washington’un Türkiye’yi F-35 programında tekrar görmek istediğini söylemiş. Tabii bu açıklama, denizin karşı kıyısında pek bir hoş karşılanmamış. Hele ki Barrack’ın, “Yunanistan’ın da S-300’leri var” diyerek ince bir gönderme yapması ve ardından “Yunan-Türk meselelerine girmiyorum, sonra Mykonos’a gitmemi yasaklarlar” diye espri yapması, Kathimerini ve Greek Reporter gibi gazetelerde geniş yer bulmuş. Anlaşılan o ki, Amerikalı diplomat hem Ankara’ya zeytin dalı uzatıyor hem de Atina’ya nanik yapıyor. Bakalım bu işin sonu nereye varacak.
- Kathimerini: Προαναγγελία για F-35 στην Τουρκία
- Naftemporiki: Τομ Μπάρακ: Το θέμα των S-400 μεταξύ Τουρκίας και ΗΠΑ θα λυθεί «σύντομα»
- Kathimerini: Τομ Μπάρακ: «Θέλουμε επιστροφή της Τουρκίας στα F-35 – Και η Ελλάδα έχει S-300»
- Greek Reporter: US Ambassador Barrack Jokes About Mykonos While Pitching Turkey’s F-35 Return
Ege’de Klasik Dans: Şikayet Mektupları ve Sert Cevaplar
Komşumuz Yunanistan, “Ankara’nın provokasyonlarından” ne kadar bunaldığını anlatmak için soluğu yine Birleşmiş Milletler’de almış. Naftemporiki gazetesinin haberine göre Atina, Ankara’nın “kışkırtıcı” eylemlerine karşı BM’ye bir mektup göndermiş. Bizim ne gibi bir yaramazlık yaptığımız haberde pek detaylandırılmamış ama belli ki komşunun canı yine bir şeylere sıkılmış. Tabii bu hamle cevapsız kalmamış. Kathimerini ve ekathimerini, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Ege ve Doğu Akdeniz’de Türkiye’yi ve Kıbrıslı Türkleri dışlayan tek taraflı maksimalist yaklaşımları reddediyoruz” sözlerini ön plana çıkarmış. Haberde, Erdoğan’ın Batı Trakya’daki “Türk azınlığın” haklarının ihlal edilmemesi gerektiği yönündeki ifadelerine de özellikle yer verilmiş. Malum, komşumuz oradaki soydaşlarımıza “Türk” demeyi bir türlü diline yakıştıramıyor, “Müslüman azınlık” diyor da başka bir şey demiyor. Herhalde kendilerini Türk hissetmeleri ve anadillerinin Türkçe olması büyük bir tesadüf olsa gerek!
- Naftemporiki: Απάντηση της Αθήνας στις προκλήσεις της Άγκυρας με επιστολή στον ΟΗΕ
- Kathimerini: Ερντογάν: Απορρίπτουμε μονομερείς ενέργειες σε Αιγαίο και Ανατ. Μεσόγειο που αποκλείουν την Τουρκία
- ekathimerini: Erdogan rejects ‘maximalist’ approaches in Aegean, East Med
Ve Sahneye O Sihirli Kelime Çıkar: “İşgal”
Greek Reporter gazetesinde yer alan bir haberde, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Kıbrıs’a bazı Avrupa ülkeleri tarafından gönderilen yabancı askeri birliklerin kalıcı olmaması gerektiği yönündeki uyarısı ele alınmış. Buraya kadar her şey normal. Ama haberin devamında o tanıdık, o sevimli ifade hemen kendine yer buluyor: “Türkiye’nin kendi askeri varlığının bulunduğu, Kıbrıs’ın Türk işgali altındaki kuzey kısmı”. Ah ah… Sağ olsunlar, bize yine tarihi hatırlatıyorlar. Türkiye zaten 1974’te sırf keyfi için düzenlemişti Barış Harekatı’nı. Oradaki Türklere yönelik katliam girişimleri, toplu mezarlar falan yoktu, herkes birbirine çiçek uzatıyordu, öyle değil mi? Komşunun bu “tarafsız” ve “doğrucu” tarih anlatımına hayran olmamak elde değil.
Komşudan Türkiye’nin Sosyal Yarasına Analitik Bakış
Siyasetin boğucu gündeminden sıyrılıp daha ciddi bir konuya eğilen bir haber de var. Kathimerini, “Hedef kitlesel zarar: Türkiye’deki okullara yönelik kanlı saldırıların arkasında ne gizleniyor?” başlıklı bir analiz yayınlamış. Haberde, Türkiye’deki iki uzmanın görüşlerine başvurularak, reşit olmayanların şiddet eğilimlerinin nedenleri ve sosyal medyanın bu olaylardaki rolü derinlemesine incelenmiş. Bu, komşunun sadece siyasi çekişmelerle değil, Türkiye’nin toplumsal sorunlarıyla da yakından ilgilendiğini gösteren, üzerinde düşünülmesi gereken bir yazı. Bu tür trajik olaylara gösterilen analitik yaklaşım, en azından hamasi nutuklardan daha değerli.
İç Isıtan Gelişmeler: Tarihi Hastane Açıldı, Ortak Kültür Hatırlandı
Neyse ki gündemde sadece gerginlik ve hüzün yok. Greek Reporter’ın haberine göre, 2022’deki yangında büyük hasar gören İstanbul’daki tarihi Balıklı Rum Hastanesi, restorasyon çalışmalarının ardından yeniden açılmış. Bu, ortak kültürel mirasımıza sahip çıkıldığını gösteren harika bir haber. İşte, beklediğimiz komşu duyarlılığı tam olarak bu tür gelişmelerde kendini gösteriyor. Denizin iki yakasındaki insanların birbirlerine ne kadar sıkı bağlı olduklarını hep söylemiyor muyuz? Yine aynı gazetede, Anadolu’nun yerlisi, Türkçe konuşan Ortodoks bir halk olan Karamanlılar hakkında da bilgilendirici bir yazı yer alıyor. Bu tür haberler, siyasetin yarattığı suni duvarların ardındaki zengin ve iç içe geçmiş tarihimizi bize hatırlatıyor.
- Greek Reporter: Historic Greek Hospital in Istanbul Reopens After Devastating Fire
- Greek Reporter: Karamanlides: The Greek Orthodox Turkish-Speaking People Native to Anatolia
Gündemden Kısa Kısa
Son olarak birkaç kısa haber daha var. Naftemporiki’de, Trump hükümeti döneminde Filistin yanlısı aktivist olduğu için hedef alınan ve gözaltına alınan bir Türk Tufts Üniversitesi mezununun Türkiye’ye döndüğü belirtiliyor. Yine aynı gazetede, Antalya’daki forumda konuşan Suriye Devlet Başkanı Ahmed el-Şaraa’nın Golan Tepeleri’nin “işgal altındaki Suriye toprağı” olduğunu söylediği bir haber yer alıyor. Son olarak, ekathimerini’de, Türkiye’de görülen şap hastalığı salgını nedeniyle Meriç’teki Yunan makamlarının alarma geçtiği bilgisi paylaşılmış.

