Kalimera Fason Radyo dinleyicileri ve blogumun sadık okurları! Ben Stelyo. Atina’da sabah kahvemi yudumlarken sizler için komşu basınına bir göz attım. Bugün menüde neler var neler… Katar’daki acı helikopter kazasından İstanbul’daki üzücü bina çöküşüne, basın özgürlüğü tartışmalarından komşunun bitmek bilmeyen “ABD’nin yeni gözdesi biz miyiz?” merakına kadar uzanan geniş bir yelpaze var. Arada bir de İstanbul’a övgü düzmüşler, şaşırdık mı? Pek sayılmaz. Hadi, gelin bakalım bugün hakkımızda neler çiziktirmişler.
Katar’da Acı Haber: Ortak Tatbikatta Helikopter Düştü
Yunanistan’ın önemli gazetelerinden Naftemporiki, Katar’da Türkiye ile yapılan ortak askeri eğitim tatbikatı sırasında bir helikopterin düştüğünü duyuruyor. İlk haberlerde 6 olan ölü sayısının 7’ye yükseldiği, hayatını kaybedenler arasında 4 Katarlı ve 3 Türk askeri personelinin bulunduğu belirtiliyor. Haberde, her iki ülkenin yetkililerinin de bu acı olayı doğruladığı bilgisi yer alıyor.
İşte bu, siyasetin ve günlük çekişmelerin bittiği an. Denizin iki yakasında da üniforma giyen, vatanı için görev yapan insanların aileleri var. Bu acı kazada hayatını kaybeden hem kendi askerlerimize hem de Katarlı askerlere Allah’tan rahmet, ailelerine ve silah arkadaşlarına başsağlığı diliyoruz. Komşu basınının da bu haberi olayın insani boyutunu öne çıkararak, spekülasyondan uzak bir şekilde vermesi, olması gereken bir duruş. Zor zamanlarda acıyı paylaşabilmek, komşuluğun en temel gerekliliklerinden biri.
Kaynak: Naftemporiki
İstanbul Fatih’ten Endişelendiren Görüntüler
Naftemporiki gazetesi, İstanbul’un Fatih semtinde iki binanın çöktüğünü bildiriyor. Olay yerine çok sayıda kurtarma ekibi, ambulans ve polisin sevk edildiği ve şu ana kadar 9 kişinin enkazdan kurtarıldığı aktarılıyor. Haberde, kurtarma operasyonlarının büyük bir titizlikle devam ettiği vurgulanıyor.
İstanbul’dan gelen bu haberle yüreğimiz ağzımıza geldi. Umudumuz, enkaz altında kimsenin kalmamış olması. Yunan basınının da olayı anbean takip edip kurtarma çalışmalarındaki her olumlu gelişmeyi okurlarına aktarması dikkat çekici. İşte bu anlarda, denizin öte yakasındaki insanların da bizimle aynı endişeyi paylaştığını görmek, o görünmez bağları hatırlatıyor. Dualarımız kurtarma ekipleri ve Fatih’teki vatandaşlarımızla.
Kaynak: Naftemporiki
Komşunun Gündemi: Türkiye’de Basın Özgürlüğü
Hem Naftemporiki hem de Kathimerini, muhalif Birgün gazetesinden gazeteci İsmail Arı’nın “yanıltıcı bilgi yayma” suçlamasıyla tutuklandığını yazıyor. Habere göre gazeteci, ailesini ziyaret etmek için gittiği Tokat’ta gözaltına alınmış.
Ah, işte komşunun en sevdiği konulardan birine geldik: Türkiye’de basın özgürlüğü. Her fırsatta ne kadar endişelendiklerini göstermeyi pek severler. Sanki kendi bahçelerinde hiç sorun yokmuş gibi, bizim bahçedeki her hareketi dürbünle izliyorlar. “Yanıltıcı bilgi yayma” suçlaması elbette ciddi bir iddia. Ama komşunun bu haberleri sunuş şekli, insana “Acaba bu ‘yanıltıcı bilgi’ dedikleri şey, onların hoşuna gitmeyen bir haber miydi?” diye sordurtmuyor değil. Merak etmesinler, biz kendi içimizdeki meseleleri gayet iyi takip ediyoruz. Onların bu “kaygılı” takibi, bize pek de samimi gelmiyor nedense.
Kaynak: Naftemporiki ve Kathimerini
Bazen de Güzel Şeyler Oluyor: İstanbul’a Övgü
Naftemporiki’de yer alan bir kültür yazısında, İstanbul’un Türkiye’deki etkinliklerin kalbinin attığı yer olduğu belirtiliyor. Türkiye’nin zengin kültürel mirası, gelişmiş turizm altyapısı ve canlı şehirleriyle dünyanın dört bir yanından ziyaretçileri ağırlamaya devam ettiği övgüyle anlatılıyor.
İşte buna şapka çıkarılır! Her zaman eleştirecek değiliz ya. Naftemporiki, bu sefer İstanbul’un hakkını teslim etmiş. Şehrin kültürel zenginliğinden, dinamizminden ve uluslararası bir çekim merkezi olduğundan bahsetmişler. Arada böyle haberler görmek güzel. Demek ki Ege’nin karşı kıyısından bakınca da bazen sisli siyasi hava dağılıp Boğaz’ın o eşsiz manzarası görülebiliyormuş. Umarız okurları da bu yazıdan ilham alıp ilk fırsatta bir İstanbul kaçamağı yaparlar.
Kaynak: Naftemporiki
Ve Haftanın Sorusu: ABD’nin Bölgedeki Yeni Gözdesi Yunanistan mı?
Greek Reporter’da yayınlanan bir analiz, “Yunanistan, bölgedeki ana stratejik müttefik olarak Türkiye’nin yerini mi alıyor?” sorusunu masaya yatırıyor. Makaleye göre, Pentagon “sessizce” bölgedeki Amerikan varlığının haritasını yeniden çiziyor ve ABD askeri gücünün Yunanistan’a doğru “devasa bir lojistik kayması” yaşanıyor.
İşte beklediğimiz, o vazgeçilmez “büyük resmi” okuma çabası! Greek Reporter sormuş yine o can alıcı soruyu. Sanki lisede popüler çocuğun en yakın arkadaşı olmak için yarışıyorlar. Pentagon “sessizce” haritayı yeniden çiziyormuş. O kadar sessiz çiziyormuş ki, bir tek Greek Reporter duymuş anlaşılan. Bu “devasa lojistik kayma” haberlerini yıllardır okuyoruz. Her yeni üs, her yeni anlaşma sonrası aynı başlık atılır: “Türkiye’nin pabucu dama atıldı, artık biz varız!” Biz de diyoruz ki, bakalım bu “sessiz” değişim ne zaman ses getirecek? Yoksa bu, her sabah uyanınca “Acaba bugün ABD bizi daha çok seviyor mu?” diye aynaya sormanın bir başka versiyonu mu? Stratejik sabırla bekleyip göreceğiz.
Kaynak: Greek Reporter

