Kalimera Fason Radyo dinleyicileri ve blogumun sadık okurları! Ben Stelyo, Ege’nin karşı kıyısından en taze haberlerle yine sizlerleyim. Bugün komşunun gazeteleri adeta bir strateji ve psikoloji dergisine dönmüş. Bir yanda Kıbrıs semalarında ve sularında artan askeri hareketlilik, diğer yanda “attan inmemizi” salık veren derin (!) analizler var. Miçotakis ve Macron’un adaya yaptığı ziyaret, Avrupa savaş gemilerinin gövde gösterisi ve tabii ki bizim “yaramaz” F-16’larımız yine manşetlerde. Ama merak etmeyin, aynı gazetelerde Türkiye’nin savunma sanayiindeki gücünü teslim eden ciddi yazılar da var. Hatta artan benzin fiyatlarından bunalan komşuların soluğu Edirne’de aldığına dair tatlı bir detay da gözüme çarptı. Hadi, gelin bakalım bugün Atina’da bizim için neler pişirmişler.
Ada’da Dostlar Alışverişte, Bizim F-16’lar “İşgalci”
Bugün Ta Nea gazetesinin en çok dikkat çeken haberi, Kıbrıs’taki askeri hareketlilik üzerineydi. Habere göre, Yunanistan Başbakanı Miçotakis ve Fransa Cumhurbaşkanı Macron, Kıbrıs Rum Yönetimi Başkanı Hristodulidis ile Baf’taki “Andreas Papandreu” hava üssünde buluşmuş. Bu ziyaret, “Kıbrıs Cumhuriyeti’ne” verilen desteğin bir mührüymüş. Sadece bu da değil, Fransız fırkateynleri, İtalyan, İspanyol, Hollanda gemilerinden oluşan koskoca bir armada, hatta nükleer uçak gemisi Charles de Gaulle bile adanın güneybatısında salınıyormuş. Yazar, bu manzaradan o kadar etkilenmiş ki, “Birdenbire Kıbrıs görünür oldu… Bizi hesaba katıyorlar… Güneyde koruyucu bir çemberdeyiz” diye hislenmiş. Çok dokunaklı gerçekten.
Peki bu sevgi ve koruma çemberi kurulurken kuzeyde ne oluyormuş? Tabii ki “Türklerin işgali altındaki vatanın yarısında” Türkiye, “yasadışı Timbou (Ercan) havaalanına” altı adet F-16 konuşlandırmış. Gazeteye göre Ankara, bu adımı “sahte devletin güvenliğini artırmak” için attığını söylemiş. Aman ne büyük ayıp! Adanın güneyi Avrupalı dostların savaş gemileriyle dolup taşarken, Türkiye’nin oradaki Türklerin güvenliğini düşünmesi ne kadar da kışkırtıcı bir hareket, öyle değil mi? Zaten Türkiye Barış Harekatı’nı da sırf keyfi için düzenlemişti. Oradaki Türklere herkes çiçek uzatıyordu, hiç sorunları yoktu, değil mi ama?
Bu koroya Amerika’dan da sesler katılmış. Greek Reporter‘ın haberine göre, ABD Temsilciler Meclisi’nin bazı üyeleri de Ankara’nın bu hamlesini şiddetle kınamış. Onlar da “işgal altındaki Kıbrıs’a F-16 gönderilmesinden” pek rahatsız olmuşlar. Anlaşılan o ki, Washington’daki dostları için de adadaki tek güvenlik endişesi Rumlara ait. Türklerin canı patlıcan herhalde.
Kaynak: Ta Nea – Lefkosía: Ta vlémata sto notioanatolikótero ákro tis Evrópis
Kaynak: Greek Reporter – US Lawmakers Condemn Deployment of Turkish F-16s to Occupied Cyprus
Komşu’dan Derin Analiz: “Attan İnin!”
Yine Ta Nea‘da, günün en eğlenceli köşe yazısıyla karşılaştım. Yazarımız, “Attan inin” başlığıyla Araplara, Perslere ve tabii ki bize, Türklere seslenmiş. Ona göre hepimizde “imparatorluk rüyaları” ve “büyüklük sendromları” varmış. Saddam’dan Kaddafi’ye herkesi bir çuvala doldurduktan sonra sözü bize getiriyor: “Aynı durum bir dereceye kadar Türklere de oldu – büyüklük sendromları ve yeni bir sultanlık hayalleri… Tehdit ediyorlar, revize ediyorlar, birdenbire tekrar büyük olmak istiyorlar, güya – ama sonunda her şey Hondos Center (Yunanistan’da bilinen bir kozmetik ve bijuteri mağazası) ideolojisine ve iyi yaşam felsefesine varıyor.”
Analizin bu keskin zekâ ürünü kısmına hayran kaldım. Demek bizim Osmanlı hayallerimiz, indirimli parfüm reyonlarında son buluyormuş. Yazar, Erdoğan gibi liderlerin bile diğer liderlerin “nasıl buharlaştığını” görüp geri adım attığını iddia ediyor. Bu derin psikanalizi okurken insan gerçekten aydınlanıyor. Bütün dış politikamızın şifreleri meğer bir kozmetik mağazasının vitrininde saklıymış da haberimiz yokmuş!
Kaynak: Ta Nea – Kateveíte ap’ t’ álogo
Gerçekçi Bakış: “Türkiye’nin Savunma Sanayii Atina’yı Düşündürmeli”
Neyse ki aynı gazetede, strateji profesörü Athanasios Platias’ın “İki Savaşın Dersleri” başlıklı çok daha ayakları yere basan bir analizi de vardı. Ukrayna ve İran’daki savaşlardan dersler çıkaran profesör, modern savaşın artık endüstriyel bir dayanıklılık gerektirdiğini vurguluyor. Ve işte tam bu noktada, bizim için en ilginç kısım geliyor:
“Atina’yı, Türkiye’nin ihtiyaçlarının %70’ini karşılayan güçlü bir savunma sanayii geliştirmeye yatırım yapmış olması gerçeği düşündürmelidir – oysa Yunanistan, bir çatışma durumunda, güvenilirliği şüpheli tedarik zincirlerine tamamen bağımlı olacaktır.”
Profesör, Yunanistan’ın planladığı hava savunma sisteminin “Türkiye’nin balistik füze ve SİHA’lardaki aşırı üretimi” karşısındaki yeterliliğini de sorguluyor. İşte bu, komşudan gelen gerçekçi bir ses. Bir yanda “Hondos Center” sığlığında analizler, diğer yanda Türkiye’nin askeri ve endüstriyel kapasitesini teslim eden ciddi uyarılar. Takdiri size bırakıyorum.
Ekonomi Sınır Tanımıyor: Ucuz Benzin İçin Türkiye’ye Akın
Gelelim siyasî gerilimlerden biraz daha hayatın içinden bir habere. Ta Nea, Yunanistan’da tavan yapan akaryakıt fiyatlarını yazmış. Ortalama benzin fiyatı 1.88 Euro’yu bulmuş, adalarda ise 2 Euro’yu aşıyormuş. Haberin bizim için en tatlı detayı ise şu paragrafta saklı: “Pek çok sürücü, daha ucuz yakıt için Türkiye ve Bulgaristan’a sınırı geçmeyi tercih ediyor.” Anlaşılan o ki, Miçotakis F-16’lardan şikayet ederken, Yunan vatandaşı deposunu daha ucuza doldurmanın derdinde. Ne diyelim, cüzdanın siyaseti olmaz. Sınırın iki yakasında da hayat pahalılığı ortak derdimiz.
Kısa Kısa: Fidan’ın Açıklamaları da Gündemde
Son olarak, Dışişleri Bakanımız Hakan Fidan’ın açıklamalarının da komşu basınında yer bulduğunu belirtelim. Naftemporiki ve Kathimerini gibi gazeteler, Fidan’ın hem “İran’ın Türkiye’ye füze atıldığı iddialarını reddettiği” yönündeki açıklamasını hem de İsrail’in Lübnan’a yönelik olası operasyonuna dair “yeni bir soykırım” endişelerini dile getirdiğini okurlarına duyurmuş. Bölgesel diplomasi trafiğimizin yakından takip edildiğini görmek güzel.
Kaynak: Naftemporiki – Fintán: To Irán arníthike tin efthýni gia tous pyrávlous katá tis Tourkías
Kaynak: Kathimerini – Fintán: Fóvoi gia «akómi mia genoktonía» ston Lívano apó to Israíl
Evet dostlar, Atina’dan bildireceklerim bugünlük bu kadar. Gördüğünüz gibi gündem yine dopdolu. Yarın yeni haberlerle, yeni yorumlarla buluşmak üzere, esen kalın!

