🇬🇷 Komşu’dan Türkiye Haberleri – 11 Şubat 2026

Fason Radyo’dan hepinize selamlar! Ben Stelyo. Komşu Yunanistan’ın basınına şöyle bir göz atalım bakalım, bizim hakkımızda neler konuşulmuş yine. Gündemin ana maddesi tabii ki yarın Ankara’da gerçekleşecek olan Miçotakis-Erdoğan zirvesi. Beklentiler, hedefler, masadaki konular… Her gazete en ince ayrıntısına kadar yazmış. Ama durun, hepsi bu değil! Dışişleri Bakanımız Hakan Fidan’ın nükleer silahlarla ilgili açıklamaları komşuda küçük çaplı bir paniğe yol açmış gibi görünüyor. Bir de Beyaz Saray’ın “Türkiye’yi üzmeyelim” diyerek geri vites yaptığı meşhur “soykırım” tweeti var ki, tam evlere şenlik. Gelin, hep birlikte bakalım bu hafta Ege’nin karşı kıyısında neler yankılanmış.

Ankara’da Zirve Zamanı: Gündem Yoğun, Beklentiler Ölçülü

Yunan basınının neredeyse tamamı, Başbakan Miçotakis’in yarın Ankara’ya yapacağı ziyarete kilitlenmiş durumda. Kathimerini’den Ta Nea’ya, Naftemporiki’den Greek Reporter’a kadar tüm yayın organları, iki liderin görüşmesinden ne gibi sonuçlar çıkabileceğini analiz ediyor. Genel kanı, büyük ve devrimsel adımlar beklenmemesi, ancak son dönemde Ege’de esen “sakin suların” devamlılığının teyit edilmesinin bile başlı başına bir başarı sayılacağı yönünde. Greek Reporter, iki ülkenin 10 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefini öne çıkarırken, Ta Nea ve Kathimerini, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın davetiyle Fener Rum Patriği Bartholomeos’un da liderlerin onuruna verilecek yemeğe katılacak olmasını önemli ve pozitif bir jest olarak vurguluyor. Anlaşılan o ki komşu, diyalog kanallarının açık kalmasından memnun.

Kaynaklar:

Ta Nea | Naftemporiki | Kathimerini | Greek Reporter

Komşuyu ‘Nükleer’ Ateşi Sardı: Fidan’ın Sözleri Manşetlerde

Gelelim komşunun yüreğini ağzına getiren habere. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın, bölgedeki diğer ülkelerin nükleer silahlanması durumunda Türkiye’nin de bu yarışa kayıtsız kalmayacağı yönündeki açıklamaları, Yunan gazetelerinde “alarm” ve “Türkiye nükleer silaha kapı aralıyor” gibi başlıklarla verilmiş. Ta Nea, Naftemporiki ve Kathimerini, Fidan’ın sözlerinin bölgedeki dengeleri nasıl değiştirebileceğine dair endişeli analizlere yer vermiş. Elbette komşularımız, Türkiye’nin kendi güvenliğini ve caydırıcılığını düşünmesini pek istemiyorlar. Onlara göre bizim böyle karmaşık ve “tehlikeli” işlerle uğraşmamıza ne gerek var, değil mi? Biz uslu uslu duralım, etrafımızdaki herkes istediği gibi atlasın zıplasın.

Kaynaklar:

Ta Nea | Naftemporiki | Kathimerini

Beyaz Saray’dan Geri Adım: “Aman Türkiye’yi Gücendirmeyelim”

Günün en trajikomik haberi ise Atlantik’in öbür ucundan. ABD Başkan Yardımcısı J.D. Vance’in Erivan ziyareti sırasında resmi X hesabından 1915 olayları için “Ermeni soykırımı” ifadesinin kullanıldığı bir paylaşım yapılmış. Ancak bu paylaşım, birkaç saat sonra apar topar silinmiş. Ta Nea ve Naftemporiki’nin aktardığına göre Beyaz Saray, paylaşımın “yanlışlıkla” yapıldığını ve müttefik Türkiye’yi “rahatsız edebileceği” için kaldırıldığını açıklamış. Vah vah! Düşünsenize, bir ‘yanlışlık’ yüzünden koskoca Amerika, müttefiki Türkiye’yi gücendirecekti. Neyse ki son anda fark edip durumu toparlamışlar. Belli ki o topraklarda yaşananlar hakkında konuşurken kelimeleri özenle seçmek gerekiyor, hele de Türkiye ile ilişkiler bu kadar önemliyken. Herhalde Osmanlı İmparatorluğu’nun son yıllarında her şey güllük gülistanlıktı, bu ‘soykırım’ lafı da nereden çıktı, şaşırtıcı gerçekten.

Kaynaklar:

Ta Nea | Naftemporiki | eKathimerini

Siyaset Sahnesinden Kısa Kısa

Komşu basınının Türkiye’ye olan merakı hiç bitmiyor. Naftemporiki, bu kez de “Erdoğan’dan sonra kim gelecek?” sorusuna yanıt aramış ve bir “hanedan” analizi yapmış. Bu türden fallar, kehanetler komşu basınının vazgeçilmezidir zaten. Diğer yanda ise eKathimerini, Bakan Hakan Fidan’ın Yunan Savunma Bakanı Dendias’ı “şahin” politikalar izlemekle ve ilişkileri germekle suçladığını yazmış. Bir yanda ‘sakin sular’ temennileri, diğer yanda ‘şahin’ suçlamaları… Ege’nin klasiği, şaşırmıyoruz.

Kaynaklar:

Naftemporiki | eKathimerini

Türkiye’den Nefes Kesen Bir Hayatta Kalma Mücadelesi

Siyasetten sıyrılıp biraz da insani hikayelere bakalım. Ta Nea gazetesi, Osmaniye’de görevli bir acil durum merkezi çalışanı olan İlyas Yıldır’ın inanılmaz hikayesini sayfalarına taşımış. Yalnız başına yemek yerken boğazına takılan lokma yüzünden boğulma tehlikesi geçiren Yıldır, büyük bir soğukkanlılıkla oturduğu sandalyeyi kullanarak kendi kendine Heimlich manevrası uyguluyor ve hayatını kurtarıyor. Güvenlik kamerası görüntüleri gerçekten de nefes kesici. İşte bu anlar, insanın soğukkanlılığının ve ilk yardım bilgisinin ne kadar hayati olduğunu gösteriyor. Komşunun da dikkatini çekmiş, helal olsun İlyas Yıldır’a.

Kaynak: Ta Nea