Fason Radyo stüdyolarından hepinize kalimera! Ben Stelyo. Komşu basınına daldığımız ve Türkiye ile ilgili ne var ne yoksa masaya yatırdığımız günlük blog yazımıza hoş geldiniz. Bugün manşetler oldukça hareketli. Bir yanda Başbakan Miçotakis’in Türkiye ziyareti öncesi verdiği “ılımlı” mesajlar var, diğer yanda ise “aman dikkat, Türkiye saldırgan” diye Avrupa Birliği’ne koşan milletvekilleri. Enerji alanında önemli bir anlaşma ve hatta bizi 40.000 yıl öncesine, Van’a götüren inanılmaz bir arkeoloji haberi de bugünün menüsünde. Gelin, lafı daha fazla uzatmadan komşunun gündemine bir göz atalım.
Miçotakis’ten Barış Güvercinleri: “Tek Sorunumuz Deniz Yetki Alanları”
Yunanistan Başbakanı Kiriakos Miçotakis, önümüzdeki hafta Ankara’ya yapacağı ziyaret öncesinde Amerikalıların meşhur dergisi Foreign Policy’e konuşmuş. Komşu basınının da amiral gemilerinden Ta Nea ve Kathimerini bu röportajı manşetlerine taşımış. Miçotakis özetle diyor ki, “Türkiye ile gerilimin tırmanması gibi bir risk görmüyorum, aramızdaki on yıllardır süren tek büyük anlaşmazlık deniz yetki alanları ve kıta sahanlığı.”
Hatta eklemiş: “Son birkaç yıldır gerilimi düşürmek için yapıcı bir şekilde çalışıyoruz. Erdoğan da ben de tecrübeli liderleriz, bölgemizde yeterince sorun var, yenilerini eklemeye gerek yok.” Ne kadar güzel, ne kadar yapıcı sözler değil mi? Tabii bu barış mesajlarını verirken, “Ama unutmayın, Silahlı Kuvvetlerimiz altı yıl öncesine göre çok daha güçlü. Caydırıcılığımız var,” demeyi de ihmal etmemiş. Hani, zeytin dalını uzatırken elinde bir de sopa tutmak gibi… Barış için her zaman hazırlıklı olmak lazım ne de olsa!
Miçotakis, Türk vatandaşlarına adalarda kapıda vize uygulamasının başarısından ve on binlerce Türk turistin adalara gelmesinden de memnuniyetle bahsetmiş. Göçmen meselesine gelince ise, “Türkiye ile insan kaçakçılarına karşı işbirliği yapıyoruz,” dedikten hemen sonra, “Bu tekneler Türk kıyılarından asla ayrılmamalıydı,” diye de eklemiş. Ah, şu diplomatik dilin incelikleri! Yani hem işbirliği yapıyoruz ama sorun yine de sizden kaynaklanıyor. Klasik “dans etmek için iki kişi gerekir ama pisti ben seçerim” yaklaşımı.
Kaynak: Ta Nea
Kaynak: Kathimerini
AB’ye Çağrı: “Türkiye’nin Saldırganlığına Karşı Önlem Alın!”
Miçotakis’in bu yapıcı açıklamaları manşetlerdeyken, Naftemporiki gazetesinde bambaşka bir hava esiyor. Sosyalistler ve Demokratlar Grubu Başkan Yardımcısı Yannis Maniatis, Avrupa Birliği’ne seslenerek “Türkiye’nin Yunanistan’ın egemenlik haklarına yönelik artan saldırganlığına” karşı önlem alınmasını istemiş. Belli ki Sayın Maniatis, Miçotakis’in röportajını okumamış ya da “yapıcı diyalog” gibi kavramlar kendisine biraz yabancı geliyor. Biri barış ve işbirliğinden bahsederken diğerinin Brüksel koridorlarında “İmdat, komşu çok saldırgan!” diye bağırması, komşudaki siyasetin ne kadar tek sesli olduğunun bir kanıtı olsa gerek. Neyse ki Avrupa Birliği’nin daha önemli işleri vardır diye umuyoruz.
Kaynak: Naftemporiki
Enerjide Dev İşbirliği: Turkish Petroleum ve Chevron Anlaştı
Siyasetin cilvelerini bir kenara bırakırsak, ekonomi ve enerji alanında çok somut bir gelişme var. Naftemporiki ve Kathimerini‘nin haberine göre, Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) ile Amerikan enerji devi Chevron, petrol ve doğal gaz arama ve üretimi konusunda ortaklık için bir mutabakat zaptı imzalamış. Siyasiler atışadursun, dev şirketler kendi yollarında ilerliyor. Bu anlaşmanın yankılarını ve Ege’deki dengelere olası etkilerini önümüzdeki günlerde daha çok konuşuruz gibi duruyor.
Kaynak: Naftemporiki
Kaynak: Kathimerini
Tarihin Derinliklerinden Gelen Haber: 40.000 Yıllık Küresel Medeniyetin İzleri Van’da mı?
Ve şimdi de günün en şaşırtıcı haberi… Ta Nea gazetesi, Daily Mail kaynaklı bir habere geniş yer ayırmış. Araştırmacı Matthew LaCroix, dünya genelindeki gizemli sembolleri birleştirerek 40.000 yıl öncesine dayanan kayıp bir küresel medeniyetin kanıtlarını bulduğunu iddia ediyor. Peki bu medeniyetin başlangıç noktası neresi dersiniz? Van Gölü yakınları! Evet, yanlış duymadınız. Araştırmaya göre Van’daki “İonis” adlı bir bölgedeki T şekilleri, basamaklı piramitler ve aslan figürleri gibi semboller, Mısır’dan Güney Amerika’ya kadar dünyanın dört bir yanında tekrarlanıyor. LaCroix, bu medeniyetin evrenin yapısını, insanın kökenini ve ilahi varlığı anlatan karmaşık bir bilgiyi bu sembollerle anıtlara kodladığını öne sürüyor. Elbette bilim dünyası bu iddialara şüpheyle yaklaşıyor ama düşünsenize, Ege’deki birkaç millik meseleleri tartışırken meğer hepimiz Van’dan yayılan 40.000 yıllık bir medeniyetin torunları olabilirmişiz. Belki de ortak paydamız sandığımızdan çok daha derindedir!
Kaynak: Ta Nea
Kısa Kısa Komşudan Notlar
- Naftemporiki: Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin ABD-İran arasında bir çatışmayı önlemek için elinden geleni yaptığını söylemiş. Bölgede arabulucu rolünü kimseye kaptırmamak lazım tabii. (Kaynak)
- Naftemporiki: Ekrem İmamoğlu, cezaevinden yaptığı bir açıklamayla Türkiye-AB ilişkilerinin Gümrük Birliği’nin güncellenmesi yoluyla yeniden başlatılması çağrısında bulunmuş. (Kaynak)
- eKathimerini: Rodos’a Türkiye’den 30 göçmen getirdiği şüphesiyle iki Türk vatandaşı tutuklanmış. (Kaynak)
Evet, komşunun basınından derlediklerimiz bugünlük bu kadar. Siyasetin sakin sularında yelken açma denemeleri, eski alışkanlıkların su yüzüne çıkması ve tarihin derinliklerinden gelen sürprizlerle dolu bir gündü. Bakalım yarın Atina’da rüzgar hangi yönden esecek. Şimdilik hoşça kalın!

