Bugün Yunanistan basınında Türkiye’ye dair yine çeşitli haberler ön plandaydı. Gündem, Kıbrıs politikasından S-400 hava savunma sistemi konusuna, Türkiye-ABD ilişkilerinden Türk vatandaşlarının Yunanistan’da yaşadığı olaylara kadar geniş bir yelpazeye yayıldı. Gelin, Yunanistan medyasının Türkiye’ye nasıl bir mercek tuttuğunu birlikte inceleyelim.
Kıbrıs ve Türkiye’nin SAFE programına katılımı:
Naftemporiki’nin haberine göre Kıbrıs Cumhurbaşkanı Nikos Hristodulidis, Türkiye’nin SAFE programına katılımının önündeki engellerin kaldırılması için şartlar öne sürdü. Kıbrıs’ın, AB Konseyi’nde olası bir ilerleme adına Türkiye ile gerilimi azaltmak istediği belirtiliyor. Tabii ki Kıbrıs’ta bir taraf hep “gerilim” yaratıyor, diğer taraf ise daima barış meleği. Öyle değil mi? Kaynak
Selanik’te bir Türk vatandaşı tutuklandı:
43 yaşındaki bir Türk vatandaşı, Selanik’te uluslararası arama ilanı temelinde tutuklandı. Naftemporiki’nin haberine göre kişi, Türkiye’de organize suçlardan dolayı hüküm giymişti ve Yunan polisine yakalanarak adaletin karşısına çıkarıldı. Bu tür olaylar, Yunan basınında yorumlanırken genellikle komşu ülkenin iç meseleleriyle ilgili diplomatik bir alt ton taşır. Yine de bu durum, iki ülkenin güvenlik ve adalet işbirliğini göstermesi açısından dikkate değer. Kaynak
Türkiye F-35 programına dönmek istiyor:
Hem Naftemporiki hem de Ekathimerini’de konu şu şekilde ele alınmış: ABD Büyükelçisi Türkiye’nin F-35 programına dönüşünü görüşüyor ancak S-400 sistemlerinin kullanılmaması şartını öne sürüyor. İlişkilerdeki bu belirsizlikler, Yunan basınında sıkça karşımıza çıkıyor. Yine de “Rus’u istemiyoruz ama ABD’ye dönmek istiyoruz” mesajlarını okumak, eşitliğin ne kadar kırılgan olduğunu hatırlatıyor. Kaynak
Yunanistan’ın Türkiye’ye yanıtı:
Yunanistan, Türk Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın açıklamalarını “revizyonist” olarak nitelendirirken, Ege Denizi ve Doğu Akdeniz’deki münhasır ekonomik bölge meselelerini vurguladı. Kathimerini’ye göre, deniz yetki alanı dışında ikili ilişkilerde başka bir sorun olmadığını iddia ediyorlar. Tabii ki sürekli “tek mesele sadece bu” diyerek olası diğer tartışmaları yok saymanın etkilerini görüyoruz. Kaynak
ABD’de bir Türk öğrencinin yaşadığı zorluklar:
Tufts Üniversitesi’nde araştırmalar yapan bir Türk öğrenci, vize iptali nedeniyle 6 haftalık bir süreçte kısıtlandı fakat hâkim kararıyla yeniden derslerine ve araştırmalarına devam etmesine izin verildi. Ekathimerini’nin haberine göre, olay hem Türkiye hem ABD açısından oldukça hassas bir mesele yaratıyor. İnsan hakları, eğitim özgürlüğü ve uluslararası hukuk çerçevesinde ele alınması gereken bu durum, basında empatik bir dille işlenmiş. Geri kalan her türlü siyasi ve hukuki konunun içinde bu tarz empatiyi bulmak ne kadar hoş, öyle değil mi? Kaynak

